O, iğnelerin soğukluğudur. Yaprak dökmenin, çürümenin ve mevsimsel teslimiyetin reddedildiği, katı ve koyu yeşil bir inatçılık. Cam ağacı, sürekli kendini yenilemek yerine, kalıcılığı seçen, yalnız ve mesafeli bir duruştur. O, doğanın kışkırtıcı, değişime karşı gelen sabrıdır.
Kozalaklar, birer mühürlenmiş sessizlik paketidir. İçlerindeki tohum, hemen fışkırmak yerine, en uygun, en uzun sürecek anı bekleyen, ihtiyatlı bir gelecek planıdır. Dışarıdan bakıldığında hep aynı görünür; oysa içeride, reçinenin ağır ve yapışkan sırrı, yaraların zamanla nasıl onarıldığının bir kanıtıdır.
Gölgesi, hep keskin ve koyudur. Altına sığınanı rahatlatmaz; aksine, varoluşun ciddiyetini fısıldar. Kokusu, temizlenmiş ama aynı zamanda demlenmiş bir yalnızlık hissi taşır. Cam ağacı, neşe kadar melankoliyi de taşıyan, daima dik duran, yüksek bir soru işaretidir.
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta