Kirişi kırık büküşleri birden bire dönen
Aradan yıllar geçti yazıları gibi esmer siyahı
Oldu bittileri birden bire
Yitirilerek büyütülmüş güvencin
Günden güne kendi kovuğuna kabuklanmaktan
Hücrelenişini kurtaramazken
Zincirine halka üstüne halka ekleyen
Pranga mahkumu
Saat yelkovansız, yelsiz yelken, su durgun, yol kesat
Birden bire iskanı dünyadan kopuk
Sürgün adası Al katras gibi
Bir elin nesi vara... iki
Doğu batıyı şaşırıp birden bire
Las vegas kumarhaneliği bulaşık renklerle
Yok...
Eğer dört mevsim yedi iklim
Yediverende ot, si bemolda sümbül,
destegüllüde gelincik..
Hepsi birden kurgulu kemanda salıncak kurmamışsa
Çocukcasına eğlenip
İnsancası oyalanmalara geldiği dünyayı
Kabus güncelerine çevirmeyecekse
Hingilimli ağustos çırçırcıları ve ateş böcekleri
Turna tellisini şu bu demeden
Esmer, kumral, karayağız, sarışın...
Ne akılla tek başına nutku durgun pes
Ne gönülle alabildiğine izi topuğundan kopuk
Tiz titrek eli ayağında dökülen serseri
Hepsi
Biri olmadan bütün hepsi kendi hozanında yalnız
Sevmek bağından düğüm atmadan
Gitse gitse önü hüzzam sonu hüsran
Çalkılıç yaralarına yok mu muhtaçlarından
Acı sunumlu çareler aranan
Seyfi Karaca......Ekim / 10
Seyfi KaracaKayıt Tarihi : 26.10.2010 15:28:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!