Çalıkuşu Zat-ı Şahanem Şiiri - Kara Çocuk 2

Kara Çocuk 2
99

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Çalıkuşu Zat-ı Şahanem

Ölüm diye bir şey yokmuş Çalıkuşu, meğer hepsi yalan...
Toprak değil, unutulmakmış insanı çürüten.
Kalanlar vazgeçerse hatıradan, gidenler o vakit ölürmüş esasen.
Ben hafızamı seninle mühürledim Leylâ;
Ölümü bile bilmeyecek kadar masum,
Çocuksu bir inatla tutundum varlığına.

Sen sever misin helvayı?
Ama öyle ağıtlarla değil, düğün bayram sevinciyle pişenini?
Ocağında hüzün değil, vuslat tütenini sever misin?
Ben seninle acıyı kaşıklamaya değil;
Mutlulukla kavrulan o tadı, ağız dolusu paylaşmaya geldim.

Bak, yine gece... Gökyüzü ve yıldızlar temaşada.
Zaten göğe her bakış, sevdiğini bir görme biçimi değil midir?
Kaldır başını;
O Dolunay, benim sana uzaktan dokunma cesaretimdir.

Göz göze gelmekten kaçıyorsun ya bazen,
Sanma ki bu sevmemektir, sanma ki vazgeçiştir.
Gözlerini kaçırmak; aklını kaçırmanın kıyısında bir deliliktir!
Görmüyor musun?
Saklamaya çalıştıkça taşıyor, inkar ettikçe büyüyor bu sır.
Madem dilim lal oldu, madem gösteremiyorum sevdiğimi usulca;
Gerekirse çamura bulanır, yine de belli ederim seni sevdiğimi.
Çünkü aşk, leke sürmez ama iz bırakır insana.

Şimdi söyle o arkadaşlarına Çalıkuşu...
Benden bahsederken, hafifçe tebessüm edip "Zât-ı Şahanem" de.
Korkma, bu bir kibir değil...
Bu, senin gölgende soluklanan bir kalbin teşekkürüdür.
Çünkü senin sevginle şımarmak,
O Kara Çocuk’un bu dünyadaki en güzel saltanatıdır.

Kara Çocuk 2
Kayıt Tarihi : 18.1.2026 03:40:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Çalıkuşu / 1

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!