O, güneşin doğmayacağı günü bilen kişi
Boyar ruhumdaki çileyi, bir cengaver gibi
Ecel nehrinde bir cümbüş, aksa milyarların risalesine
Çırpınan can geri fışkırsa dünyanın merkezine
Kabzası kısa geldikçe ömrümün kargısı
Giderek artar yok olmanın kesif kaygısı
İnşa olur ve yıkılır, temelin çatlak sanrısı
Yeryüzünü temaşa eder, ebedin baki aynası
Kelime yanı başımda, müşahede ister
Son noktayı koyarken alnıma münevver
Araziye mıhlanmış yazgı, muşamba defter
Ala boyanır, çekilir damardan tüm gerçekler
Paslanmış rüştümle avareyim kapalı yollarda
Kuma bulanmış gözlerle ararım hakkı rüyalarda
Yalnız dişler gıcırdarken kapı aralanır ya,
Kargalar lal olur ahenkteki ilahi çağrıyla
Algımın fazlası beni bekler, artığı bu dünyaya yeter
Miras için insanın doğası mı, doğanın kendisi mi işler?
Zaman keser sapı, dürtmeden geçer akvamı beşer
Talaş tozuna karışmış rahmetle hatibimden tek çağrı
Şimşek çakar, yoksa o, çatlayan damarım mı?
Yağar kızıl yağmur, kopar çözülen dilimin bağı
Sorular sorulur, nice damlanın şahitlik yaptığı
Tek bir iz bulunur, çözülür sonunda dizimin bağı
İlham gaipten gelir, ömür, tuvallerle dolar
Ruhumun kara kutusuna gömülü günahlar
Ölüm yaşamı reddeder, insan redden korkar
Sönünce aydınlanan nur, gizli amelleri saklar
Ey güneş, dön bana yüzünü, söndür kurtulayım tüm yükümü
Ey ay, göster bana günümü, ömrüm, yalnız ışığında gömülü
Sözün bittiği yerde hayat başlar
Ve mihraba sıralanır eğik başlar
Sığınılan yolun bekçisidir o taşlar
Kanımı damıt, vicdanımı örsele
Ama benden merhamet bekleme
Geceler omzumda, heceler kalbimde
Akın var, çağırıyor fecre
Akım var, soluyor bağrıma yenik düşen çete
Akıl var, vaktin şiarıyla işaret veriyor ibre
Allah yar;
Önce sağa, sonra sola, hayatın kisvesidir bu
Bir avuç suyla paklanır zamanın gergeç huyu
Yüzü suyu hürmetine sarılır ketene, ahir yolu
Duraklar dudağını turlarken son bir fısıltı
Çatlayan saatin damgalar, istikamet yeraltı
Yol çetin, yol hazin, yol acı, yolda yok yok
Geçmişin nizamında börtü böcek çok
Vakit gelince yine görürsün çevrendekileri
Bedenin besler dururken sayısız haşereyi
Anlarsın, tutsak olmadan ödenmez çağrımın bedeli
Kayıt Tarihi : 8.07.2026 07:48:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!