Ara sıra alsam da senden haber,
Öyle gösteriyor ki gelişmeler,
Sevsek de birbirimizi,
Bir şeyler bitirecek hikayemizi.
Ünlemle,virgülle kaybetmeye yok gerek vakit,
Her gün ölmektense,koyalım gitsin noktayı bu sefer.
Önce düşen düştü, kelim göründü
Sonra kalan üç-beş saça ak düştü.
Erkekliğin çokluğuna verip avunduk!
Alnımızda derin izler oluştu
Yanaklarım sarktı etim buruştu
Olgunluğun arttığına verdik avunduk.
Diyelim ki ateş beni yakmıyor,
Kutup soğuklarında çıplağım, donmuyorum;
Mikroplar girmiş derime, bir tek çıban çıkmıyor,
Bir kuşum, havadayım; hiç bir dala konmuyorum;
Yürümüyorum, koşuyorum ha bire,
Bir adımda varıyorum her yere.
Hava sıcak ve camı tam açık yatak odamızın,
(Biliyorum evi aynı durumda hepinizin)
Hafiften inliyor vantilatörün pervanesi,
Hala zorlanıyor almakta insan nefesi;
Zor dalıyorum uykuya
(Yolunu kimse öğretmedi sıcakta kolay uyumanın)
Ne otların türlerini bilirim,
Ne Latince adlarını hastalıkların,
Ne de gökte nerede göründüklerini yıldızların.
Zır cahilim.
Bir soğuk olduğunu bilirim kışların,
Adlarını bilmesem de, uçtuklarını kuşların;
Gördün mü gözlerime ne oldu?
Kah ağladın,
Kah güldün,
Gülümsedin,sevindin,sevdin;
Kah kızdın,öfkelendin,
Alışmışım ben sana,
Dayanamam olmamana.
Artık ölürüm…
Hele bir vade dolsun!
Yok:
Ağlayıp da gülmeyen,
Yaşayıp da ölmeyen,
Edip edip bulmayan.
Çok:
Gidip geri dönmeyen,
Suların durulmasını beklemek mi?
O biraz zor;
Uzun sürecek bu anafor!
Boğulmamak için o girdapta,
Uzak duracağız;
Uzaktan seveceğiz birbirimizi;
Her yerde olduğundan yersiz
Yersiz olduğundan her yerde olanları,
Belirsizliğiyle belirginleri
Ve tertiplerle düzensizliği yaratan;
Aynı yerde iki zıddı bir arada tutan
Ve aralarına zamansız yol




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!