Bilemedim sensizliği,
Bilememişim sessizliği.
Bilemedim yalnızlığı,
Bilememişim varlığını.
Bilemedim paylaşmayı,
Bilememişim sahip olmayı.
Bir şiirim olsun, yarım kalan!
Mısraları ıslanmış olsun gözyaşlarından!
Her kelimesi ok olsun, kalbi yaralayan!
Çöl sıcağı olsun okudukça dudakları yakan (yalayan)!
Heceler, kelimeler, cümleler?
Benliğimle alay ederler.
Yazamam onlarsız ruhumun sızısını,
Saklanırlar zihnimin derinliklerinde.
Bir araya gelip dökülmezler kalemimden,
Zonklatırlar beynimi en şiddetlisinden.
İzler; arkada kalan mı?
İzler; fark edilmek mi?
İzler; kayboluşun acısı mı?
İzler; varoluşun sesi mi?
İzler; acı hatıralar mı?
İzler; mutluluğun anı mı?
Deseler ki dünya nedir?
Tek diyeceğim: kadın!
Bilinmezliğin vücut bulmuş hali,
Sevinç, hüzün,
Neşe, öfke,
Merhamet...
Nedir o satırlara dökülen,
Nedir o mısralara sığmayan?
Nedir o şarkılarda aranan,
Nedir o yürekleri dağlayan!
Nedir o maziye dalınca gözleri buğulatan,
Bir can geldi dünyaya,
Bir can 10 Mart 2000 de.
Serpildi büyüdü yıllar içinde.
Civan oldu, vakıf oldu aleme!
Bir gün geldi birgün,
Alem döndü civan döndü tersine.
Renkler vardır, her biri bir masal fısıldar,
Gözler vardır, her biri ayrı bir diyar kurar!
Ceylanın kalp çarpıntısı saklıdır ela gözlerde!
Ruhun buluşur cennet ile, zümrüt yeşil gözlerde!
Kaybolursun serin derinliklerde, deniz mavisi gözlerde!
Bir damla gece, bir damla gök saklıdır menekşe gözlerde!
Bölme, bölme, dinle sadece,
İhtiyacım var içimi dökmeye.
Yılların derdi var ruhumun derinliklerinde.
Yalvarırım, sadece sus…
Tut ellerimden,
Dinle beni ruhunun derinliklerinde.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!