/çorba suyu gene buharsız ve katıksızdı bu kış, ateşi ölü kör sobanın üstünde
açlık ve soğuk bin sancılı dağ gibi doğuyordu, tarifsiz bir öfke olup gözlerinde/
*
. bir adam
adam buz beyazı göl üstünde koşarken, birden yüzükoyun yere serildi
hareketsiz ve sessiz kalakaldı öylece, ayakları ve çırılçıplak bedeni
Kara gözlüm bu ayrılık yetişir,
İki gözüm pınar oldu gel gayrı.
Elim değse akan sular tutuşur
İçim dışım yanar oldu gel gayrı.
Ayların sırtında yıllar taşındı,
Devamını Oku
İki gözüm pınar oldu gel gayrı.
Elim değse akan sular tutuşur
İçim dışım yanar oldu gel gayrı.
Ayların sırtında yıllar taşındı,



