Büyük Uyanış Şiiri - Mesut Yüksel

Mesut Yüksel
182

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Büyük Uyanış

Bir meczup gibi düştüm ilmin çorak yollarına;
Adımlarım kayıp bir ufkun peşinde, zamansız.
Dağların sert omuzlarına yasladım yorgunluğumu,

Yazgı gibi belirdi önümde o engin ve vahşi düzlükler.
Gecenin kucağında azimle parladı kandiller;
Yıldızlar, uykusuzluğuma ninni fısıldayan kadim rehberler...

Çöllerde serap diz çöktü gerçeğin aynasına,
Eski bir ağaç asa, derman oldu kırık düşlerime.
Ayak izlerimi yuttu kumlar, silindi tarihim;
Lakin arayışım ebedi bir nehir gibi kaldı yeryüzünde.

Biliyorum; o derin bilinmez her yerdedir artık;
İz düşümü sonsuz, nefesi her zerrede aleni.

Aklın keskin ışığıdır sığındığım o tek mağrur liman,

Bir coğrafyanın kaderi, bilginin dindiği o kutsal kaynaktır.
Ruhum tabiatın kadim karnında yeniden yoğrulur,

Ve anlarız o büyük, o derin silsilenin içinde:
Yol diye yürüdüğümüz her mesafe,
Zamana atılmış ortak ve muazzam bir imzadır.

Ayrılık sandığımız o uzun veda;
Aslında evrenin sessiz ve devasa çağrısıdır.
Dağıldık ki çoğalalım karanlığın şafağında.
Çoğaldık ki hatırlayalım o bir olan köklerimizi.

Lakin vakitler tükendiğinde,
İsimler birer birer sustuğunda,
Haritalar küle dönüp rüzgâra karıştığında;
Ne bu yollar kalacak, ne bu amansız yürüyüş!

Hepimiz,
Zerre zerre dökülüp o büyük boşluğa;
Kendi yalanımızdan, kendi küllerimizden yeniden doğacağız.

Ve o dehşetli başlangıç ateşinde,
Tek bir sesin kırbacıyla uyanacağız:
Sen, aradığın o yolun ta kendisisin!
Evrenin kalbindeki o tek ve yalın noktada

Mesut Yüksel
Kayıt Tarihi : 6.1.2026 21:39:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!