Güneş guruba meyletmiş her yer soluk soluk,
Mor bulutların gözünde bir hüzün bir hüzün!
Alevler sarmış her yeri yangın yeri ufuk,
Görünmüyor artık ölümü koklayan yüzün.
Hani tarihin başkenti var ya şehr-i İstanbul,
Balıklar gelir elime denizinden pul pul,
Haliç’ten içeriye şöyle birazcık sokul,
Konuşur,ses verir tarih gece ve gündüzün.
Hani güneyde gün vurgunu bir şehir var ya,
Hani oraya güneşin başkenti derler ya,
İşte o kent benim uzatmalı yârim Antalya.
Mutlu geçer orada her anı ömrümüzün.
Çıktım dolana dolana dağın zirvesine,
Ses verdi o dağ yüreğimin hazin sesine,
Sığındım ben zirvede güneşin gölgesine,
Sonra acısı çökecek şehre gönlümüzün.
Taşı toprağı altındır derler İstanbul’un,
Allah Antalya yazmış kaderini bu kulun.
Her iki kentte hoş gelse de sesi davulun,
Gelmesi kesin burlarda yazdan sonra güzün.
Gönlüm yüce dağların saçlarını tarardı,
Bir yaz günü ülkemde hava birden karardı,
Ve o gece ülkemi katil sinekler sardı
Ve bir gün doğar ta ötelerden büyük bir gün.
Kayıt Tarihi : 6.6.2019 23:39:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!