Haramkâr nesilden susmuş dillerim
Kimden bu husumet gel de sor artık
Ağlarken tüm kalpler gergin tellerim
Mızrab perdem üzre gel de vur artık!
Gezmek görmek için yola düzüldük
Ahval dert soluyor sanki yeldendir
Uz gittik tez vardık yorgun süzüldük
Bir şey anlamadık sanki haldendir.
Yirmi temmuz gününde, beyaz doldu semalar
Tek başına başardık, el vermezken yandaşım
Şaşırttı olan biten, mosmor bütün simalar
Son buldu bu mezalim, mutlu oldun kandaşım.
Vurmadık günahsıza, vermedik yoktan elem
Ağlayan bakışına dayanmıyor gözlerim
Mahpus oldum kalbinde, sükunete erdim
Neydim de, ne olmuşum habersiz
Hareket bile etmek istemiyor bedenim
Ürkütmekten korkuyorum, gönül gardiyanımı.
Yılların yorgunu ruhum
Bin kere pişman olsam da
Koşuyorum ardı sıra sevginin
Acaba umut hangi baharda?
Sora sora ezberledi, bıkmadı kalbim
Bir atımlık barutun, kimi devireceksin
Okyanusta damlasın, nicedir senin derdin
Buluta mı hükmedip, yağmur indireceksin
Sandın ki sultan sensin, sözün kime yetirdin.
Kula kulluk ederek, haysiyetin harcarsın




-
Kazim Uzun
-
Orkun Işık
-
Sevil Nizamoğulları
Tüm YorumlarBugün facede değerli Şair Ali Rıza ATASOY'un 'KADİM DOST BURHANETTİN AKDAĞ’I KAYBETTİK' haberiyle üzüntüye bölendik... Sanal alemde tanışıp, gerçek hayattada kelam ettiğimiz değerli dostumuz... Nur içinde yat, Rabbim mekanını cennet etsin... Amin...
Değerli Hocam!
Acı, keder ve ayrılık adına çizilen bu tasvire ne denebilirki?
Acılar paylaşıldıkça azalır derler ancak ateşin düştüğü yeri ziyadesiyle yaktığı iyi bilinir.Nasıl paylaşılırki sineye düşen ateş? ..
Saygılarımla
imrendiğim kalem, saygı duyduğum arkadaş ve sevdiğim bir hoca...Okumaktan hep zevk alacağım bir şair...