Irmaklar hep inliyordu,
Beni sessiz dinliyordu,
Derindeki koyu sisler,
Acıları gizliyordu.
*
Kor alevler, bizi sardı,
Karanlık, alanı kardı,
Yağmur dökerken bulutlar,
Hasret bedenimi yardı.
*
O sessiz yara sarıyor,
Beni inceden yoruyor,
Sönerken güneş ışığı,
Hep hesabını soruyor.
*
Burgaç bizi, yere yıktı,
Sıkıntı, canlardan bıktı,
Havada koptu çığlıklar,
Dar yoldan, yalnızlık çıktı.
*
Zindan bana, kilit taktı,
Zalim ateş, canı yaktı,
Gökten süzülen yıldızlar,
Ufukta şimşekler çaktı.
*
Buzlar eridi kayboldu,
Çiçekler ansızın soldu,
Esiyor acı rüzgarlar,
Beni o yalanlar kovdu.
*
Derinden, karanlık çöktü,
Bulutlar, selleri döktü.
*
Sırlar odasında yattım,
Zehirli yemişi tattım,
Gözyaşı taşıyan bulut,
Ben de anıları sattım.
*
Zalim kurallar sınandı,
Kırık hevesler inandı,
Ufukta parlayan şafak,
Sonsuz alevde boyandı.
*
Uzun masalları yazdım,
Toprakta mezarlar kazdım,
Yırtıp karanlık örtüyü,
Derin kuyularda kaldım.
*
Yüce dağları kim aştı?
Zalim, engellerden taştı,
Karanlık dehlize giren,
Korkunç canavara şaştı.
*
Karlı dağlarda, boran var,
Gönülde, derin yara var,
Issız çöllerde kuraklık,
Karanlık çölde, zarar var.
*
Çılgınca kopan fırtına,
Ağır yük bindi sırtına,
Bitkin adımla gezerken,
Zulüm yansıdı tartına.
*
Çelik kılıçlar paslandı,
Canlar ağladı, ıslandı,
Kötü kaderi sarsınca,
Duvar dibine yaslandı.
*
Burgaç, alanı yıkıyor,
Zalim, ruhumu sıkıyor.
Kayıt Tarihi : 31.03.2026 15:17:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!