İki gözü bir kaşı
Sanırsın insan gibi
Taştan mamul suratı
Koca Korgan Köprüsü
Sırtına yükler biner
Yollar uzun, yollar ince
Yol kısalır aşk gelince
Yat kurban ol İsmail’ce
Bıçak senden incinmesin
Ey Rabbim işte ruhum işte aklım sendedir
Secdedeyim amma gönlüm yine zillettedir
Versen Nuh ömrü bana düzelmez, illetlidir
Ezeldeki aktime ben ihanet mi ettim?
On yıl var ayrıyım kınadağı'ndan
Baba ocağından yar kucağından
Bir çiçek dermeden sevgi bağından
Huduttan hududa atılmışım ben
Gönlümü çekse de yârin hayali
Derdmendim yâ Resûlallah devâ ol derdime
Destgîr ol yâ Habîballah bu 'âsî mücrime
Sen şefâ'at kânı varken yalvarayım ben kime
Ben Resûl-i Kibriyâ'nın bülbül-i nâlânıyım
Mücrimim gerçi Cemâl-i Mustafâ hayrânıyım
"Bir şey yap.
Güzel olsun.
Çok mu zor?
O vakit güzel bir şey söyle.
Dilin mi dönmüyor?
Güzel bir şey gör.
Bir ter sesi geliyor hiç durmadan
Islak ıslak kokuyor şu tuhaf adam
Dedim, nedir seni suya kandıran
Dedi, başka suyun var mıdır?
İçti İçti bir daha İçti elimden
Şu yalan dünyaya geldim geleli
Tas tas içtim ağuları, sağ iken
Niçin felek vermez benim muradım?
Viran oldum, mor sünbüllü bağ iken
Aradılar, bir tenhada buldular
Beni çölden, çöle atsan,
Yine senden umut kesmem,
Garipler içine katsan,
Yine Sen'den umut kesmem.
Ömrümüz besli kafeste,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!