Yakup’un gözyaşlarını serpsen cihana
İbarahim’in ateşi gül-gülistan olur.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Ölüm ne kadar ölü?
İnsan ne kadar hayatta?
Sorular zor, yanıtlarda buluşmak üzere…
gerçekten çok güzel...
Sustukça artar kekemeliklerim
Konuştukça unutkanlıklarım artar,
Sustukça kekemeliklerim.
Telaffuzum bozuk am(m)a,
Kelimelerde buluşmak üzere…
Şimdi kararsız bir akşamüstü vakit
Doğmakla batmak arasında bir güneş
Batımı ebed bil, ölümü tüket gibisinden bir felsefe
Ölüm ne kadar ölü?
Güzel bir şiirdi tebrikler. ..
kalemine sağlık
Edebiyat Otağı dergisinde yayımlandı.
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta