Son zamanlarda kendimde olan garipliğin sebebini bir türlü bulamadım. Uzun bir zamandan beri şu olur olmaz fikirler, çatışmalar beni deli etmeye yetiyor da artıyor bile. Baş ağrıları, mantıksal gerekçeler, olmaz ya dediğim şeyler karşısında dayanma noktası sınırlarını çoktan aştığımı düşünüyorum.
Şu yalan dünyada felek denen şeyi hiç görmedim ve bizim sokakta da oturmuyor. Içten gelen karişik duygularin duygu ve isyan eşiginin arasinda gidip gidip geliyorum.
Duygu denen şeye sürekli pas atiyorum ama bana pas atana henüz rastlayamadim. Gariplikler esfelesinde ruhumun uçuştugu şu günlerde devasa ruhbanlara yol gösterici olmaktan helak olmuş bir bedevi gibiyim sanki.
Sefillerin duygu büklümlerinin en derinden yaralandığı ve herşeyden önce duygu ve vicdan kıvrımlarından meydana gelen adına yürek denen oluşumun olup da ne işe yada işlere yaradığını keşfedene ne mutlu.
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta