Bazen arkama dönüp bakıyorum.Çocukluğumdaki tasasız,kedersiz o mesut günler geliyor aklıma.
Hep mutluluk,hep gülücük...
Hayatın zorluklarını çekmemiş,hayattan bir çelme yememiş,
masum,sevinçli,hoş bir rüyadayım sanki
Sanki kaygısız günlerin sıcaklığı sarıyor her tarafımı.
Kayboluyorum o düşüncelerin belki de o düşüncesizliğin ortasında.Kendimi boşluksuzluğun boşluğunda hissediyorum.
O kadar çok dalıyorum ki yoğunlaştıkça yoğunlaşıyor yüreğimdeki alevden buzlar.Ve yürüyorum sadece yürüyorum boşlukta.Varacağım yerin harcı keder olan bir binanın mutluluktan yapılan kapısının olduğunu bile bile gidiyorum.Ve adı aşk olan bu kapının anahtarını bulmaya gidiyorum...
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta