Yırtık pırtık bir kısa kollu
Güneş almasın diye bir de şapka
Anamın azığıma koyduğu kavrulmuş çökelekle
Gözyaşlarım buğday tanelerinin arasına karışırdı
Yaşıtlarım gezerken Akdeniz’in maviliğinde
Ayaklarıma değen bulgur tanelerinden korkardım…
Sıcak gelirdi, kurur giderdi…
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta