Yağmur yağıyordu. Kimi şemsiyesiyle yürüyor kimi de yağmuru umursamadan yoluna devam ediyordu. Peki hangisiydi hüznünde boğulan? Yağmura şemsiye açan mı, yoksa onunla var olan mı? Ya da şu kenardaki çiçek, o da seviyor muydu yağmuru? Yağmurla beraber o da ağlıyor muydu? Yoksa o güneşten yana mıydı? Güneşin mutluluk getireceğine inananlardan mıydı? Peki Güneş, o seviyor muydu insanları? Alıyor muydu verdiği değerin karşılığını? Hüzünleniyor muydu ardından karanlık bıraktığında? Ağlıyor muydu Ay'ın onun yerini tutmasına? Şu yerdeki su birikintisi, hoşlanıyor muydu bu çukurda olmaktan? Korkuyor muydu yok olup gittikten sonra unutulmaktan? Sabrediyor muydu, bir umut belki yeniden doğmaktan?
işte sana geliyorum
yumuşakbaşlı rüzgarların kanatlarında bir yer bul bana
suyun ışıltılı sesleri aksın bir yanımızdan,
bir yanımızı defneler sarsın...
demir kollarının yumuşaklığında uyanayım sabahları
zeytin ağacının gözlerinde büyürken bir çekirdek
Devamını Oku
yumuşakbaşlı rüzgarların kanatlarında bir yer bul bana
suyun ışıltılı sesleri aksın bir yanımızdan,
bir yanımızı defneler sarsın...
demir kollarının yumuşaklığında uyanayım sabahları
zeytin ağacının gözlerinde büyürken bir çekirdek



