Bülbül Şiiri - Bekir Erçalışkan

Bekir Erçalışkan
54

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Bülbül

Ey bülbül! Hep ahüzar edip neden ağlarsın?
Batmış hârı sinene; sen, güle mi yanarsın?

Âşık oldun o güle, bağında bağban oldun;
Ahüvah ile geçti ömrün; sarardın, soldun.

Ne bitmez bir çileymiş bu, gülmedi hiç yüzün!
Alnına kazınmış bir kere, gam ile hüzün...

Gül aşkından bihaber, sefada; sense keder...
Şu bedbaht ömrüne hep, diken yazılmış kader...

Feryadın yankılanır dağlarda, gül işitmez;
Hârla yanmış yüreğin, artık merhem kâr etmez...

Gülden tebessüm için, canın verip durursun;
Mânihûlyâ peşinde; perişan, kahrolursun...

Ne bitmez imtihandır; gülmez mi hiç cemalin?
Levh-i kaderde; gamla mühürlenmiş ahvalin...

Ey bülbül! Bilmez misin; gün gelir, gül de solar?
Beyhude bu feryadın; kalbin hüsranla dolar...

Sükût eyle ey bülbül, bu sevda sana haram;
Dinmek bilmez kalbinde, kanar durur hep yaran...

Vazgeç artık sevdadan, geçti ömrün baharı;
Kapat yaralarını, dindir bu ahüzarı.

08.03.2026
11:28

​Ahüzâr: Ah edip inleme, yüksek sesle ağlayıp sızlama.
​Hâr: Diken. (Şiirde "gülün hârı" diyerek gülün dikeni kastediliyor.)
​Sine: Göğüs, yürek, gönül.
​Bağbân: Bahçıvan, bağa bakan kişi.
​Ahüvah: Acı ve üzüntüyle çıkarılan sesler, inlemeler.
​Bihaber: Habersiz, bilgisi olmayan.
​Sefa: Eğlence, neşe, gönül rahatlığı.
​Bedbaht: Talihsiz, bahtsız, mutsuz.
​Mâlihulyâ: Kuruntu, imkansız hayaller peşinde koşma, kara sevda.
​Cemâl: Yüz güzelliği. (Şiirde bülbülün yüzünün gülmemesi anlamında kullanılmış.)
​Levh-i Kader: Kader levhası, alın yazısının yazılı olduğu manevi yer.
​Ahvâl: Haller, durumlar.
​Beyhude: Boşuna, yararsız, emeklerin boşa gitmesi.
​Hüsran: Büyük hayal kırıklığı, umulanın ele geçmemesinden doğan acı.
​Sükût: Sessizlik, susma.

Bekir Erçalışkan
Kayıt Tarihi : 11.03.2026 04:33:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!