Bugün Benim Doğum Günüm
Bugün benim doğum günüm;
takvim duvardan bana bakıyor,
saatin kolu usulca sırtımı sıvazlıyor.
Hüznü de yaşadım, sevincini de;
ikisi aynı bıçağın iki yüzü gibi
ekmeği bölüp pay etti kendince.
Bir pastanın üstünde yanıp sönen mumlar değil
içimdeki küçük fenerdir aslında ışık:
rüzgârı görünmeyen pencerelerden eser,
alevi eğilir, ama sönmez
çünkü her doğum, geceden kalma bir şafaktır.
Kalabalıklarda yalnız da kaldım;
dev bir akvaryum gibiydi şehir,
insanlar balık, sesler su;
ben, camın iç yüzüne yapışmış bir gölge.
Yalnızlıkta mutlu da oldum;
küçük bir mutfaktı içim,
ketıl ötünce anladım:
sessizliğin demlenme süresi var.
Bazen ağırlık yaptı eski defterler;
kenarlarından uçurtmalar kestim,
iplerine “olsun” yazdım, göğe saldım.
Bazen sevincim, tren istasyonunda
tek raydan bile geçecek kadar inceydi;
yine de içimde bir makinist vardı,
düdüğünü kısık çalan ama rotayı hiç şaşırmayan.
Bugün benim doğum günüm;
yıllar valizimde kat izleri,
kırışsa da hiçbir hatıra çöpe gitmedi.
Kendime bir hediye aldım:
affediş…
ve tutup bırakmayan bir el gibi
kendime “buradayım” deyiş.
Hüznü de sevincin yanına oturttum,
ikisine aynı tabaktan pay verdim.
Biri gözlerimi yıkadı,
öteki dudaklarıma şeker sürdü
ikisi de benden;
ben ikisine de razıyım bugün.
Şimdi dileyip üflüyorum:
giden gölgelerin borcunu
kalan ışığa yazmasın hayat.
Adımı, yüreğime yakışır bir sabırla çağırayım;
yolum, bana benzeyen iyiliklere varsın.
Kayıt Tarihi : 21.8.2025 04:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!