Buğulu bir camın ardından İstanbul’u seyretmek gibi sana bakmak,
Ardında dört mevsim, kalabalıkların yorgunluğu ve küçük bir çocuğun salçalı ekmek mutluluğu var.
Adaların üzerinden denize inen kızıl güneş sanki tel tel dökülmüş yanaklarına.
Buğulu bir camın ardından İstanbul’a kulak vermek gibi seni dinlemek,
Ardında ıslanmış kaldırım taşları, sırılsıklam olmuş insanlar ve iki sevgilin huzuru var.
Hırçın Marmara hiç olmadığı kadar uysal, dizginlerini teslim etmek istermişçesine sana.
Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
Alıp başımı gitmeyi yollar boyunca
Seyretmek bir bozkır akşamını camından bir otobüsün
Masal şehirlerini geçerken hızla
Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
Devamını Oku
Alıp başımı gitmeyi yollar boyunca
Seyretmek bir bozkır akşamını camından bir otobüsün
Masal şehirlerini geçerken hızla
Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta