Buğulu bir camın ardından İstanbul’u seyretmek gibi sana bakmak,
Ardında dört mevsim, kalabalıkların yorgunluğu ve küçük bir çocuğun salçalı ekmek mutluluğu var.
Adaların üzerinden denize inen kızıl güneş sanki tel tel dökülmüş yanaklarına.
Buğulu bir camın ardından İstanbul’a kulak vermek gibi seni dinlemek,
Ardında ıslanmış kaldırım taşları, sırılsıklam olmuş insanlar ve iki sevgilin huzuru var.
Hırçın Marmara hiç olmadığı kadar uysal, dizginlerini teslim etmek istermişçesine sana.
Kan ter içinde gece
Kan ter içinde her yanım
Her yanım bu gece vurgun içinde
Kurşun yemişim, sürgün yemişim
Bu sana ilk gelişim
Vur emriyle düşmüşüm kapına
Devamını Oku
Kan ter içinde her yanım
Her yanım bu gece vurgun içinde
Kurşun yemişim, sürgün yemişim
Bu sana ilk gelişim
Vur emriyle düşmüşüm kapına




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta