aldım bir şişe
baktım etikete
kuru erik şarabı yazıyor şık bir köşede.
dedim, bu ne ya, reçel gibi mi?
bir içtim, dünya döndü tersine
gecenin kubbesi gümüşten bir nefes alırken
ay rahimeleri daireye kapanır.
avuçlarında iki yılanlı asa—
biri yaşamı, biri ölümü taşır.
karanlıkta her kıvrım bir söz,
her söz bir mühürdür.
Bir mart ilkbahar…
Takvim henüz üşürken, kalbin tomurcuklanmasıdır bu.
Mart Ekinoksu yaklaşır usulca;
geceyle gündüz birbirine denk düşer,
sanki karanlık ve ışık bir anlığına barışır.
Türkiye’de mart, iki yüzlü bir masal gibidir:
yeni imgeler için tüyler
parlak karga tüyleri
veya
serçe kanatlarından
tozlu kahverengi tüyler sakladı.
yıldız adam
patlamalarım la oluştu
böylesi doğa harikası
kişiye hediye
sana aşık olmak, Ruhsar
kapanmayan bir yara gibi içimde
geceyle mühürlü bir öpücük
ve sonsuzluğa açılan çatlak bir pencere.
kalbin atarken çan sesleri gibi
s..kt.r ettiğim
dünyanda...
iki kişi olmanın
hiç bir manası olmadığını
dün gibi bildiğimi




-
Buğu Duyusu
Tüm Yorumlardeve dikenleri tohumlanmaya başladı bulutlu kafası
uzun yabani otların ve uzun çamların arasında masalsı kışın lekeleri gibi kremsi soluktu
çocukluğunun ince ucunda
yabani bir gül gibi solgun ve sessiz bir kız...