Bu yağmur... bu yağmur... bu kıldan ince
Nefesten yumuşak yağan bu yağmur...
Bu yağmur... bu yağmur... bir gün dinince.
Aynalar yüzümü tanımaz olur.
Bu yağmur kanımı boğan bir iplik
Tenimde acısız yatan bir bıçak
fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Devamını Oku
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Günün şiirleri antoloji şairleri de eklenmeli...
Geliştirilmeli artık. Her gün iki şair iki şiir...
Günün şiirleri antoloji şairleri de eklenmeli...
Geliştirilmeli artık. Her gün iki şair iki şiir...
Diğer bir konu da bugün Öğretmenler Günü. Bu güne özel bir şiir konulması çok uygun olurdu. Bu vesile ile meslek etiği ilkelerine uygun davranan tüm öğretmenlerimizin günlerini bir şiirimle kutluyorum.
Öğretmenim
Sevgiyi saygıyı kalbime ektin
Bilgiden içimde bir ağaç diktin
Annem babam gibi gönlümde tektin
Katiyen solmadın sen öğretmenim
En güzel duyguymuş okumak yazmak
Cahil beyinleri bilgiyle kazmak
Hurafe ne varsa bilimle bozmak
Hiç geri kalmadın sen öğretmenim
Bizimle binlerce problem çözdün
Şarklılar söyledin resimler çizdin
Yoruldun sürekli canından bezdin
Yine de yılmadın sen öğretmenim
Eridin mum gibi saçarken ışık
Kalmadı aklımda bir şey karışık
Doğayla, çevreyle oldum barışık
Beni boş salmadın sen öğretmenim
Vatanı, bayrağı öğrendim senden
Hep çok çalışmamı istedin benden
Hakkını helal et öptüm elinden
Evlatsız kalmadın sen öğretmenim
Seğmenoğlu (Osman Akçay)
Güne gelen şiire bir uğrayım dedim. Hiç şaşırmadım. Necip Fazıl için bu sitede ayrılan sayfada hiç güne getirilmemiş yüzlerce şiir olmasına rağmen yine şairin aynı şiiri güne getirilmişti. Farklı bir şiir olsaydı biz de yeni bir yorum yazsaydık dedim. 2 yıl önce şiire şu yorumumu bırakmışım:
Bu Yağmur şiirinde Üstadın yaşamında bir dönemin değişimi anlatılmaktadır.
Tüm canlılara can veren yağmur, bereket ve bolluktur. Ruhu temizler, arındırır. Ancak yağmur sele dönüşmemelidir. Sele dönüştüğünde ise ardına bakmaksızın önüne gelen canları alır ve sadece acı verir.
‘Kıldan ince, nefesten yumuşak yağan bu yağmur’ söyleminde yer alan yağmur imgesi ile verilen duygunun şairin bütün hücrelerine yayıldığı görülmektedir. ‘Dayandıkça çisil çisil yağacak’ denilerek çıkılan bu yoldan asla dönmeyeceği, bu yolda her ıstıraba ve değişimin acısına hazırlıklı olunduğu belirtilmektedir. Şiirin diğer dizelerinde aktarılan üstadın ruh dünyasına bu persfektiften girildiğinde şiir, okurun adeta hücrelerine nüfus etmektedir.
Vurgusu ve duygusu ile bu harika hece şiirini okumaktan keyif aldım.
Ruhu şad, mekânı Firdevs olsun.
Seğmenoğlu (Dr. Osman Akçay)
Vezir bey, bize kimin neler okuttuğunu yukarıya şiir tarzında özetledim. Onu okuyun ve kimin kime neler okuttuğunu siz de bir der-hatır edin!
Öğretmenim, öğretmenim!
Neden dinim, öğretmedin?
Sana kaç kez dedim ama
Sen yine de öğretmedin!
Yoksa eğer us 'ta sorun
Neydi acep dinle zorun?
Niçin Hakkı öğretip de
Hiç demedin kem'den korun!
Aklın nuru, fen ilmiyken
Kalbin nuru, din ilmiyken
Sırf fen ile edip meşgul
Dini niçin, es geçtin sen?
Hani sen bir muallimdin?
Muallime, ne söyler din?
Madem sen de Müslümandın
Neden yaptın beni la-din?
Dünya hepten fani iken
Tüm zevkleri ani iken
Beni ona taptırarak
Baki yola döktün diken!
Vahim iken, işin sonu
Akletmedin neden onu?
Hem kendine hem de bana
Layık gördün, sen bet sonu!
Cihat ŞAHİN
24.11.2024-İZMİR
Cihat Bey, belli ki, siz HOŞ GELİŞLER OLA MUSTAFA KEMAL PAŞA
Marşını ne okumuş, ne de duymuşsunuz. Yapmayın Hoca sizi de, bu
Kutlu ve hür Cumhuriyetin kıymetli evlatları okuttu.....
Vezir bey, bize kimin neler okuttuğunu yukarıya şiir tarzında özetledim. Onu okuyun ve kimin kime neler okuttuğunu siz de bir der-hatır edin!
Demek ki sizin muallimleriniz hayırlı muallimlermiş ki, size işe yarar güzel şeyler öğretmişler. Bizim ilk okul ve orta okuldaki öğretmenlerimizin onda dokuzu, dinin ve dindarların aleyhinde idiler. Orta okulda bir din dersi öğretmenimiz/muallimimiz vardı ki adam sanki din dersi öğretmeni değil, dine ve dindara kin dersi öğretmeni idi. Her dersinde kendisiyle tartışırdık. Sonunda dayanamayıp okul müdürüne şikayet ettim de, İslam enstitüsü mezunu bir din dersi öğretmeni atadılar.
Rabbim, cümle muallimlere İslami şuur lütfetsin amin!
Vezir bey, sanırım siz "Marş, marş" komutundaki "marş" kelimesinin kısaltılmış şekli ile asıl "Arş'ı" birbirine karıştırmış, itiraz gelince de vaziyeti kurtarmak için böyle bir tevile başvurmuşsunuz ama şiirin normal akışındaki manaya göre kastettiğiniz askeri tabir olan marş/arş değil, Allah'ın nazirsiz olan tahtıdır. Çünkü, kıtadaki öteki mısraların manaları dediğimizi doğrular niteliktedir.
Cihat Bey, Arş ileri Türkün Askeri, dönmez geri.....
Ben ARŞ kelimesini, Ufuk, Yüksek ve Umut anlamında kullandım.
Eğer ki Şiirler mi okursanız, her birinde ayrı bir anlam-mana bulursunuz.
Şiirlerim de, asla ve kat-a atmasiyon ve martavalsiyon yoktur.
YOBAZ, Kuran da kimlere deniliyorsa, ha işte ben de onları kastediyorum.
Son paragrafınıza aynen katılıyorum. Tevhidi-tedrisat dumura uğramıştır.
Ancak, az gelişmiş ve Kapitalist Ülkeler de Toplumsal medeniyet mevcut
Siyasal yapılaşmayla (Gidişatla) şekillenir.....VESSELAM.
Vezir bey, sanırım siz "Marş, marş" komutundaki "marş" kelimesinin kısaltılmış şekli ile asıl "Arş'ı" birbirine karıştırmış, itiraz gelince de vaziyeti kurtarmak için böyle bir tevile başvurmuşsunuz ama şiirin normal akışındaki manaya göre kastettiğiniz askeri tabir olan marş/arş değil, Allah'ın nazirsiz olan tahtıdır. Çünkü, kıtadaki öteki mısraların manaları dediğimizi doğrular niteliktedir.
Cihat Bey, belli ki, siz HOŞ GELİŞLER OLA MUSTAFA KEMAL PAŞA
Marşını ne okumuş, ne de duymuşsunuz. Yapmayın Hoca sizi de, bu
Kutlu ve hür Cumhuriyetin kıymetli evlatları okuttu.....
Bu şiir ile ilgili 50 tane yorum bulunmakta