Bu öfke neden? Bu kin kime?

Mehmet Emin Seymen
15

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Bu öfke neden? Bu kin kime?

Merhabalar, gününüz aydın olsun...

Her doğan günün getirdiği umutlarımızın tükenmemesi dileğiyle…

Doğu’da; Mardin’de; Mazıdağı Bilge Köyünde hiç te aydınlık doğmadı gün. 04.05.2009 Pazartesi günü saat 21:30 civarında tüm düğünler gibi davullu zurnalı bir düğün yapılıyordu. Ata erkil aile yapısının hâkim olduğu tüm Doğu-Güneydoğu Köylerinde olduğu gibi gençlerin evlenmelerine aile büyükleri karar vermişti. Köyün diğer gençleri de bayramlık elbiselerini giyerek, birlikte büyüdükleri, birlikte aynı tastan su içtikleri aynı kaptan yemek yedikleri akranlarının sevinçlerine ortak olacaklardı.

Burada da terör o çirkin yüzünü gösterdi bizlere.

İnsanların en mutlu gününde bile onlara eziyet etmeyi, onların canlarını alma pahasına, tertemiz bedenlerine ellerindeki silahlarla mermi olup yağacak…

Yağacak ki; törenin gereği yerine getirilsin, yağacak ki, gencecik bedenler kurşunlar için hedef tahtası haline getirilsin…

Yağmalıydı; çünkü, Mardin’in Bilge Köyünün adını ancak bu şekilde duyurabilirdi eli kanlı, insan görünümlü hayvanlar.

Köy muhtarı Mehmet Çelebi, gelinin babası Cemil Çelebi ve aynı aileden Salih, Yıldız, Ali, Şükran, Arife, Mehtiye, Veysi, Emine, Abdulkadir, Abdulvahap, Vahap, Abdulvahap, Fesih, Mehdi, Şehmuz, Mehmet, Vedat, Kerim ve Salih ile damat Hatip Arı, kardeşi 4 yaşındaki Ruken, baba Mithat ve anne Kafi Arı ve diğerleri… Tek suçları düğünde kardeşlerinin sevinçlerine ortak olmak, onları sevinçlerini kendi sevinci olarak algılamaktı. Ama olmadı; damat ve gelin başta olmak üzere; onlara bu sevinçlerini çok gördük, çocuk yaşta insanlara, 3-4 yaşındaki çocuklara mermi yağdırmalıydı insan görünümlü hayvanlar.

Yaptılar… Yaptılar da; ne oldu?

-Soruyorum? Ne Oldu?
-Kim burada ne kazanç elde etti, kimin yararına bu kurşunlar körpecik bedenlere boşaltıldı. Bu kin, bu öfke neye? Kime?

Kim? Kim? Kim?

Hayatta kabullenemiyorum bu durumu, böyle bir vahşet nasıl olur, insan aynı anda 45 tavuğu kesemez, ne bileyim aynı anda 45 yumurtayı kıramaz, ama; 45 cana azrail olabiliyoruz.

45 kişiyi hem de hayatlarının en güzel döneminde, bir köy düğününde katledebiliyoruz. Biz bu kafayla mı gireceğiz Avrupa Birliğine, biz bu kafayla mı medeniyetle entegre olacağız... İnanmıyorum. İnanmak istemiyorum. 45 kişi...

Oysa; ne güzel anlatılırdı Doğu’da-Güneydoğu’da hikayeler. Ne güzel anlatılırdı misafirperverlikler… Ne güzel?

Dünyanın en güzel coğrafyasında adı her ne olursa olsun, akıtılan kanların, alınan canların nedeni ne olabilirdi?

Neden?

Mehmet Emin Seymen
Kayıt Tarihi : 5.5.2009 10:44:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


04.05.2009 tarihinde Mardin Bilge Köyünde meydana gelen katliamda yaşamlarını yitiren canların anısına....

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Hüseyin Salman
    Hüseyin Salman

    Güzel kardeşim; iç güzelliğin duygu ve düşüncelerine yansımış zaten...Vurgulamak istediğin mesaj çok güzel, ne demek istediğini de çok iyi anladım ama Bizi hangi ad altında olursa olsun AB değil, bizi kurtaracak olan Rahberimiz KUR'AN, önderimiz RESUL-Ü ZİŞAN'dır.Kurtuluş reçetesi de buradadır.Başka ısmarlama reçetelere de gerek yok.Sizin vasıtanızla D.Bakırda görev yaptığım zamanda bir anımı paylaşayım da hatanın kimde olduğunu daha iyi anlamış oluruz.Yıl 1991 ele geçirilen yaralı bir terörist Dicle Üniversitesinde tedavisi yapılıyor, biz de güvenlik açısından gece gündüz başındayız.Yan odada da Çermik kazasından yaşlı bir amca tedavi görüyor, oğlu başında refakatçi, saat gecenin 04'ü ve sabah namazı için birimiz nöbet beklerken diğerimiz abdest alıyoruz.Mesele bu değil esas mesele şu ki; refakatçi olan şahsın bize yönelttiği soru da..' kusura bakmayın siz bu namazı Allah için mi yoksa gösteriş için mi kılıyorsunuz? Gelde çık işin içerisinden bir güzel oturup sohpet ettik.Biz anlattıkça ve konuştukça o kişi renkten renge girip özür üstüne özür diliyor.uzatmayacağım en sonunda bizi hayretler içerininde bırakan o cümleleri dostlarla payalaşayım dedim ki ' O NEDEN ve NİYE lere cevap bulalım. 'BEN POLİSLERİ namazsız niyazsız, içki masalarında kalkmayan, abdestsiz ve merhametsiz, zalim ve gaddar olduklarını biliyordum beni bağışlayın cümlesiydi. Kendisine ve hastasına gösterdiğimiz ilgi ve alaka tabi yaptığımız güzel sohbetler sayesinde cesaret alarak refakatçi şahsın yanımıza gelerek siz polis misiniz dedikten sonra böyle bir soruyu gerek görmesiydi.Evet gardaş şimdi ben soruyorum suç kimde? Evet suç devletin atadığı, valisinde, kaymakamında,memurunda, muhtarında, imamında..say sayabildiğin kadar...kısacası suç sende ve bende kardeşim bilmem anlata bildim mi.selamlarımla.

    Cevap Yaz
  • Güler Turan
    Güler Turan

    Oysa; ne güzel anlatılırdı Doğu’da-Güneydoğu’da hikayeler. Ne güzel anlatılırdı misafirperverlikler… Ne güzel?

    Dünyanın en güzel coğrafyasında adı her ne olursa olsun, akıtılan kanların, alınan canların nedeni ne olabilirdi?
    **************************************
    Çok hazin, çok düşündürücü. Ne olabilir?
    Saygılar efendim...

    Cevap Yaz
  • Zeynep Nilgün Gökçeöz
    Zeynep Nilgün Gökçeöz

    Hepsinin sebebi hasret..Ben böyle çözümledim....

    Cevap Yaz
  • Hülya Bahar
    Hülya Bahar

    öncelikle ölenlere rahmet ve türkiyenin başı sağolsun.............. bu anlamlı yazı için arkadaşimizi kutlamak isterim.....ve artık dur diyelim böyle vahşeteeeeee

    Cevap Yaz
  • Mücella Pakdemir
    Mücella Pakdemir

    Böyle bir olay oldumu ben ilk önce Avrupa Birliğine nasıl gireceğimizi düşünemem. Çünkü mükemmel örnek olarak hala vahşilikte kendini durmadan kanıtlayan BATIyı örnek alamam. Peygamberimiz en güzel örnektir. Kan davasını kaldırmıştır. Onun yolunu terk eden cahillerin işi bu. Eh bu cahillerin eline koruculuk adı altında silah verenlerin de suçu yok değil. Bunun yanısıra cahil kalmalarına göz yummaya devam edilmesi de ayrı bir gaflet tabi.
    Doğuda kan davalarının olduğu bir gerçek. Doğu insanı batıya göç ettikçe bu yurdun her tarafında kanayan bir yara var demektir. Bu konunun giderilmesi için yapılan gayretler mum ışığı gibi zayıf kalıyor.
    Bir olay olmuştur. Ders çıkarmak ve bu tip olayların önüne geçmek başta devlet olmak üzere gücü yeten herkesin görevidir diye düşünüyorum.
    Ölenlere rahmet olsun. Duyarlı yüreğinize de sevgiler, selamlar...

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (6)

Mehmet Emin Seymen