Bu çağrıya kulak ver, iyi dinle kandaşım
Atma sakın yabana, küpe eyle gardaşım
Türk’e hiç yakışır mı sus-pus olmak yoldaşım
Kutlu yolu seçerek ileri koşmalısın
Medeniyet yolunda dağları aşmalısın
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Mükemmel bir şiir üstadım,Kaleminize, yüreğinize sağlık...Sizler bu aziz vatanın gerçeklerini şakıyan bülbüllerisiniz...Her asrın yeni Mehmet Akif' leri siniz. Selamlar Hürmetler....
Bu şiirde benden size...
... Ermeni uşağı pkk! ..
Kanla yazdı bu son çağa,
Haçlı eşeği pkk! ..
Domuz olup çıktı dağa,
İnmez aşağı pkk! ..
Bebeklere kurşun atar,
Leş yer mağarada yatar,
Haraç toplar, zehir satar,
Döner köşeyi pkk! ..
Nice zalim vardı, Nerde? ..
'Mazlum ahı kalmaz yerde! ..'
Katlettirir Kürdü Kürde,
Verir fişeği pkk! ..
Yolcu koymadı sılaya,
Karıştı pekçok olaya,
'Taşerondur asalaya',
Andırır maşayı pkk! ..
Bu vatanı bölmek ister,
Biz ağlarken gülmek ister,
Şerefsizce ölmek ister,
Ermeni uşağı pkk! ..
Asıl gerçek budur işte,
Tavuk darı görür düşte,
Neler yaptık biz geçmişte,
Unutur bişeyi pkk! ..
İrfan GÖKDEMİR
Ozan İrfani (irfanibirfani)
İrfan Gökdemir
(http://Antoloji.Com)
Hocam tek kelimeyle muhteşem ölmüşlerine rahmet.
bende diyorum ki
Vazmı geçelim
Aydınlar avrupalı ,dindarlar arap
Örüyor ülkemin başına çorap
Irkımı övmüşken o yüce kitap
Bizler TURAN dan vazmı geçelim.
Tanrı Türkü KORUSUN .
Dilinde “tekbir “ile hedefin “TURAN “olsun
Kutlu yürüyüşünde rehberin “Kur’an olsun
Kasırga, tipi değil, isterse boran olsun
Cehle savaş açarak ileri koşmalısın
Medeniyet yolunda dağları aşmalısın '
Yolu Açmışsınız Çıkışı İle Birlikte Hedef Belli... Bundan Gayrısı Ya Allah Bismillah...Saygılarımla..
Tarihine bir baksan zaferlerle doludur
Soyunun doğrultusu Yüce Allah yoludur
Damarda dolaşan kan Oğuz'un bir koludur
Bayrağını kaparak ileri koşmalısın
Medeniyet yolunda dağları aşmalısın
Okudukça coştum, coştukça tekrar tekrar okudum. Neredeyse şiirin tamamını ezberledim. Aslında sadece benim değil, Bütün Türk Milletinin ezberlemesi gereken muhteşem bir çalışma. Benim de kalemimden naçizane yukarıdaki satırlar döküldü.
ALLAH RAZI OLSUN ÜSTADIM.
Çok güzel ve özelll bir eserdi okuduğum...
Tebrik ediyorum güzel şiirler yazan kaleminizi...
Selam, sevgi ve saygılarımla...
Sevgili ağabey,,,,,,,,,bu şiire ben yorum yapamam.......
.....Dilinde “tekbir “ile hedefin “TURAN “olsun ....
Kutlu yürüyüşünde rehberin “Kur’an olsun .....
Kasırga tipi değil, isterse boran olsun ..........
-Gönül gözüm oldun....Sende rabbimin gözde kullarından olasın,,,,,,,,,,,Saygı ve muhabbetlerimle
Çağrını duyup geldim, kayıtsız kalamam ki
Vatan , Bayrak uğruna ilgisiz olamam ki,
Sözünden anlamazsam, selamın alamam ki,
Kutlu yolu seçmişiz, koşuyoruz ileri,
Sevdamızın yolunda elçi ettik dilleri,
Sunulur sana şükran, gayemiz birdir Elmas!
Maksatsız satırların hepsi de kirdir Elmas!
İnanki şairliğin haktır kebirdir Elmas!
Çağrına koşup geldin, ülkü bir, birdir Dava,
Davasını bilmeyen hayatlar hava civa___
____SEVDAZAN
Daha ne deyim Elmas diye hitap ettiğim Kıymetli Ağabeyim. Acizane bu muazzam şiire kendimce seslenme yaparak karşılık verdim
Kaleminden yüreğinden fikrinden taviz vermeyen sana şükranlarımı sunar, canu gönülden kutlarım.
Mustafa Çelebi ÇETİNKAYA
Saygideger aagebycigim boylesine guzel bir siir kaleme aldiginiz icin sizi yurekten kutluyorum ve katiliyorum.kaleminiz daim olsun.selam ve saygilarimla
tebrik ederim yüreğine sağlık benden on puan
Dilinde “tekbir “ile hedefin “TURAN “olsun
Kutlu yürüyüşünde rehberin “Kur’an olsun
Kasırga tipi değil, isterse boran olsun
Cehle savaş açarak ileri koşmalısın
Medeniyet yolunda dağları aşmalısın
O KOCA YÜREK DAĞ HEYBETİNDE OLMUŞ ŞİİRİYLE ...CANI GÖNÜLDEN KUTLARIM
Bu şiir ile ilgili 33 tane yorum bulunmakta