Bu bir yolculuktu, seninle birlikte yola çıktığımız yalnızca bir kez yapılan ve geri dönülemeyen bir yolculuk.
Yüreğim
Yeryüzünde nokta bile olmayanlara
Gökyüzünü verdi.
Bir nokta büyüdü ve gökyüzüne yürüdü
Tutup saçlarından güneşi
Yüreğime yüreğini indirdi
Kıyıdan biraz uzak, kullanılmayan, ara sıra geldiğim eski bir parkta uzaklara bakarak,ayakta beton yüzeyin üstünde ayakta duruyor ve görebildiğim kadar uzaklara bakıyorum. Kimseler yok. Bulutları önüne katmış sürükleyen rüzgârın önünden geçtiği kasabaya, bulutlara, otların rüzgârla çıkardığı sese, dağılan, akan, her şeyin üstüne yığılan, her şeyi saran, durmaksızın değişen renklere bakıyorum. Dört bir yanı gölgelerle çevrili. Kullanılmayan bir atlıkarınca, renk cümbüşü bayrakları, bez afişleri çoktan yırtılmış-sararmış eski el ilanları yerlerde- Henüz yeşillenmemiş çimenlere, geniş gövdeli zeytin ağacına, ağdalı, puslu bir griye dönüşen kış denizine, uzakta sisin, dağınık, inatçı örtüsüyle gerçekliğini sildiği birkaç ada parçasının karaltısına, dün geceden beri yağan, rüzgârla savrulup duran yağmura bakıyorum. Her şey var, her şeyi görüyorum… Ama sen yoksun. Bak işte seni düşününce-yüzümde kırmızı, bembeyaz yüzümde izler, yaralar var şimdi, çirkinim, o uzun, kıvırcık kirpiklerim yapış yapış, gözlerim donuk- yine de çeki düzen vermek istiyorum üstüme başıma, sanki birden yanı başımda beliriverecekmişsin gibi. Eskiden bitmesini beklediğim sensiz yaz günlerinin, gecelerinin, bitmez tükenmez bir yalnızlığın içinden çıkıp geldiğin bir sabah ya da bir akşamüzeri olduğu gibi… Bodrum garajda Havaş’ ın otobüsünden az sonra inecekmişsin gibi…
Bir düş yaratıyorum içimde. odabeniseviyor benim düşümün adı. Başlarımız önde yürürken birer gölge olduğumuzu görebiliriz, arkamıza baksak bıraktığımız izlerin yittiğini de… Ama bakmıyoruz, karşı koymuyoruz. Bir ses çıkarsak, beklenmedik bir şey yapsak,sanki bir anda herşey değişecek... her şey değişebilir…her şey....
Akşam oluyor yine ve sen yoksun. Bir yere giderken – markete, az ötedeki kullanılmayan çocuk parkına, kıyıya-kapıya notlar asıyorum,- “ marketteyim geliyorum “- beş dakika sonra evdeyim “-hemen döneceğim “
Gece
İskelesiz bir tekne gibi yakalıyor gölgemi
Sen
Yine uykusuz limanlara palamar çözerek
Kalbinin bütün yüklerini yıkıyorsun
Hüzünler içinde
Yelkenlerimi dolduruyor senden esen
Kitaplara girmemiş yüzünün dalgaları…
İşte o zaman
Senin satırlarınla yürüyorum
İlk sayfalardan beri
Beni yerlere seren
Senin öykünmüş meğer…
Gece ışıkları kapatıp kimi zaman karşı evlerin pencerelerine bakıyorum, bir gölge, perdeleri kapatan bir kadın, camdan bakan ve geri çekilen bir sen deseni görebilmek için, saatlerce. Gelmeyeceğini, gelsen de sana hiçbir şey anlatamayacağımı – çünkü bir fırtınaya tutulmuş gibi rüzgârla savrulduk ansızın, ayrı düştük birbirimizden, hiç ağlamadık ta sanki yüreğimizdeki cam kırıkları erimedi bir türlü
Moda sahildeki yol, yoğurtçu parkı, parkın içindeki çay bahçesi ve Şair Latifi sokaktan yürürken uzaklaştığımızı, her adımda bir daha birleşmemek üzere birbirimizi yitirdiğimizi biliyorum, bir adım daha atıyorum ama nedensiz güneşin, donuk yeryüzüne yüzünü çevirdiği an, senin sokağın öteki ucunda kaybolduğunu, bana sırtını döndüğünü ve her an uzaklaşarak yittiğimizi,ve bunun bir geri dönüşü olmadığını düşünüyorum.
Bir daha seni göremeyeceğim.
Yeni bir yerdeyim,farklı bir zamanda. Artık İstanbul’u unutmalıyım.
Moda'yı,Pirayeyi,Yoğurtçu parkını,parkın içindeki çay bahçesini,Şair Latifi Sokağı..bakkal Hasanı,sucu Orhanı,eczacı kızı,Jale ablayı,sevimli tombiş teyzeyi,Meloş kediyi,Hanife çiçeği,Arife Ablayı...Herşeyi...Ama herşeyi unutmalıyım...
Buna inanmalıyım.
Bu bir yolculuktu, seninle birlikte yola çıktığımız yalnızca bir kez yapılan ve geri dönülemeyen bir yolculuk.
Mustafa Küçük 2Kayıt Tarihi : 24.4.2009 12:37:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Yeryüzünde nokta bile olmayanlara
Gökyüzünü verdi.
Bir nokta büyüdü ve gökyüzüne yürüdü
Tutup saçlarından güneşi
Yüreğime yüreğini indirdi
Ve,
Bir yolculuktu, seninle birlikte yola çıktığımız yalnızca bir kez yapılan geri dönülemeyecek bir yolculuk...
Derin ve Kararlı...
TÜM YORUMLAR (2)