Kör pervaneleri öldüren
zamanın müsrifliği değil,
Güneşe uzanan elleridir.
Boynuma geçen yağlı ilmeklerden bakarım
Dönen huysuzluklara.
Tımarhane kuytularında,
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Otuzuna kadar dolu dolu geçmişse bir ömür, kırka da aynı ölçüde dayayacaktır merdiveni...Özde kendine dönük gibi dursa da şiir,insan için mühim mesajlarla örülü...
Ayna tutulmuş.Güleriz ağlanacak halimize..
Ne değişti yarım asırda.?
Hiç...
Çünkü bu yapının temelinde, zarafet,adalet,empati ,vs.yok.. Çünkü bu göbekli,ensesi kalın,kravatlı kültür; bencil, narsist,özenti duruyor..
Şairler mi? Onların milyonda biri de işte böyle gün yüzüne çıkarıyor,içe kapanık yanlarımızı...
Üstat hepimizi tefe koymuş..Kaygusuz Abdal'ın dizinin dibinde oturdum bir an..Toplum olarak çok değiştik çooookkkk....
SAYGIYLA...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta