iki kişi çıktılar sahneye, el ele.
sahne çok görkemliydi, salon da öyle.
dekorda; ustalık ve teknoloji çılgınca sevişiyordu.
çok önemli bir tragedyanın dünya prömiyerindeyiz.
dünyalar konuk edilecek; beklemedeyiz.
önce protokol; ne kendileri gelmişti yerli yerlerine
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Ne yazık ki dünya da sahnelenen trajedilere başta rahat koltuklarında oturanlardan tutun bütün herkes gözlerini körcesine kapatarak görmüyor...Daha doğrusu görmek istemiyor. Ne sertgilenen oyun, ne de dört bir kıtadan yükselen çığlıklar...Gözler önüne öyle bir duvar örmüşler ki, ulaşabilmek ne mümkün...Bakalım son perde ne zaman?
Upuzun, kocaman bir Offffffffff!
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta