Lekesizdi, beyaz…
kar’ın kurtlanmadığı zamanlardaydı,
çocuksu masum dokunuşlar dolaşırdı
puslu sokaklarda…
karanlığın zifirine; yıldırım gibi düşerdi de sevgi
silerdi hasleti çaresizliğin kasvetini,
yıldızların gülüşleri dolardı geceye
Kaf önce hafif hafif düşüyorsun sonra
kızıl kızıl dağılıyorsun elimde kalıyor iki nokta
atıp kırmızı bir gül kalbimin tam ortasına
kaçıyorsun mevsimlerden mevsimlere
tahtı çalınmış bir padişahım oysa
kayboluşunu arayan hesapsız yolculuklarda
Devamını Oku
kızıl kızıl dağılıyorsun elimde kalıyor iki nokta
atıp kırmızı bir gül kalbimin tam ortasına
kaçıyorsun mevsimlerden mevsimlere
tahtı çalınmış bir padişahım oysa
kayboluşunu arayan hesapsız yolculuklarda



