Issız gecelerin koynuna yürüyen çıplak bir çift ayak gibi, üşüyor.
Çıplak çünkü bahar sadece kuru mevsim ağaçlarının çarpık dudaklarına açıyor beyaz çiçeklerini.
Oysa yalnız su hatlarını düşünüyor.
Kazılmış ve yıpranmış bir cehennem kuyusundan su çıkartır gibi korkuyor.
Korkuyor çünkü bunu yapmak zorundayken çıkarılan tozlar göğü kaplıyor pembece.
İşte ben o yaz bir adam gördüm, üzerine yapışmış bir ceketler uzun saçlarını dağıtıyordu. Bana gelip buraların halini anlatırken oldukça sakin ve umarsızdı.
İşte böyle büyüyen küçük bir şehir.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta