"Sevabın canı cehenneme," diyebilmekmiş mesele,
Seninle günah bile bir başka güzel...
Beyazın suya karıştığı o ince çizgi değil sadece,
Mesele, aynı sarhoşlukta aynı dünyayı devirmek.
Kadehler değil, nefesler bir olmalı,
Dudaklarımda biriken, dünyaya savurduğum o paslı küfür,
Senin dilinden, senin isyanından dökülmedikçe neye yarar?
Yarım kalır öfkem bile, sen yoksan...
Diyorlar ki; "arınmalı insan, paklanmalı".
Bilmiyorlar...
Sevabı kim ister, eğer yalnızlık yazacaksa haneme?
Ben seninle kirlenmeye talibim, sevgilim.
Pür pak bir cennetin ıssız, sessiz bahçesinde,
Sonsuzluk denen o boşlukta sensiz volta atmaktansa,
Düşeceksek en dipsiz karanlıklara,
Aynı suçun faili olup, aynı hükmü giymeyi yeğlerim.
Çünkü tek bir korkum var şu yalan dünyada;
Ne zebanilerin gürültüsü, ne ateşin harı...
Korkum, o son mahkemede terazinin şaşıp bizi ayırmasından.
Ya sen arafta kalırsan, ben en dipte?
Ya farklı coğrafyaların alevleri savurursa küllerimizi?
İstemem sensiz vaat edilen o ırmakları, bahçeleri.
Bu yüzden uzat kadehini "mucizem",
Günahı da, vebali de, siyahı da yarı yarıya bölelim.
Öyle bir karışalım, öyle bir düğümlenelim ki birbirimize,
Şeytan bile ayırt edemesin gölgelerimizi.
Ve sorarlarsa o gün "Pişman mısınız?" diye...
Kadehi kaldırıp haykıralım yüzlerine
"Bin defa da yansak, yine birbirimizi yakardık!"
Kayıt Tarihi : 15.2.2026 01:19:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!