Edilen duaların âminisin sen,
Zifiri dehlizlerimin şemsi,
Gözlerimden akan yaşın suladığı vahadaki sahipsiz gül,
Kuraklaşmış gönlümün ansızın bulduğu rahmet,
Gecemin bağrında hiç sönmeyen bir kandilsin.
İçimde susturduğum bütün duaların sesi,
Perdesi aralanmış gecelerimin ardındaki ışık,
Ezelden kalmış bir sır gibi ruhuma dokunan,
Kalbimin bütün yollarının vardığı tek limansın.
Yorgun ruhumun başını koyduğu sükûnet,
Suskunluğumun dilinde saklı kalan cümle,
Belki kırılmış yanlarımı usulca saracaksın,
Sonra “geçti” demeden acımı anlayıp,
Kalbimin en derin yerinde açan bahar olacaksın.
Ben seni ararken yollar tükendi cancağız,
Dualar göğe yükseldi hep, geceler sabaha erdi;
Meğer bütün yollar sana çıkarmış, ne bileyim,
Meğer gönlüm seni bulmak için,
Bunca zaman kendini hiç kaybetmemiş.
Şimdi bir damla gözyaşım düşse toprağa,
Adını anar da filizlenir içimde umut;
Sen, yokluğunla bile varlığını hissettirensin,
Ruhunun avazıyla yılların suskunluğunu bozan,
Kalbime “hü” diye nefes veren âşksın.
Şimdi ne dua edecek hâlim kaldı,
Ne de senden başka bir dileğim…
Çünkü sen, duamın cevabı kadar yakın,
Kaderimin en güzel sırrı kadar derinsin.
Ben seni sevmeyi değil,
Sende kendimi bulmaya geldim.
Emrah Bekci 2
Kayıt Tarihi : 19.08.2026 21:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!