Biz yaşam denen karmaşanın, amatör ressamlarıydık
Yarım asırlık çınarın toprağa kök salmasıydık
Dalları kırılmış, yaprakları fırtınalarda savrulmuş
Dinmeyen sancıların şiir dilinde yansımasıydık
Biz insandık, bakışlarda donuklaşan gözler
Mutlu olmayı beklerken, armağandı acı keder
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




''Çocuksu gözlerde, ruh ikizini ısrarla beklemek ''
umarım bekleyişiniz boşa çıkmaz...
İnsanın alnına yazılmış bir kaderi var. Elbette ezelden tayin edilmişi yaşayacak. Ancak Yaradan bir de cüzi irade vermiş ki aslında bu da kaderinde vardır. Mesul olduğu gücünün yetmediği değil, aklının erdiğidir. Necip Fazıl diyor ya;
Kader beyaz kağıda sütle yazılmış yazı
Elindeyse beyazdan gel de ayır beyazı.
Başa gelen kötü şeylere sabretmek, iyi şeylere şükretmek ve her zaman kulluk bilinci dairesinde yaşamak. işte asıl yaşamak dediğimiz geçerli olan tercih budur. Kaderimizde varsa ruh ikizimiz de, zenginlik de, mutluluk da gelir bizi bulur. Biz hak etmeye bakalım, yeter. Hani böyle düşünenlere kaderci suçlaması yapılıyor yapılmasına da 'elindeyse beyazdan gel de ayır beyazı' dendiğinde suçlamayı yapanlar hınk diye oldukları yerde çakılıyorlar.
Son dizedeki çağrı çok hoşuma giti. Ağlama, başka formüllerle kaynaşmadan önce kendi içinde ayrışmayı öğren. Bu kemalattır. Kutluyorum.
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta