Gitme sevdiğim, gitme
adın daha dün gece, göğsümde kırılan bir aynaydı.
Parmakların çekilince odamın nabzı sustu,
duvarlarda küle dönmüş mevsimler asılı kaldı.
Gitme…
Gökyüzü avucumda bir yıldız gibi
Hasretin düşlerimde solur gizli
Rüzgârla fısıldar adını sessizce
Kalbim bir kuş misali uçar özlemce
Gölge bile sıcak, sarar beni dolu
Yüzlerce yıllık özlem sanadır gülizârım
Cennet köklerinde salmışım ruhumu
Gül demetleri açmış zambak kanatlarında
Sen, zamanın sessiz akışı içinde kaybolan bir yıldız
Gül nârem,
Seni sevmek bir şehri kalbimde yakmaktı,
Dumanı göğe, külü içime çöktü.
Adın, bir sevdanın omzuna çöken
En ağır ömür oldu.
Adına anmak güzeldi
Binlerce kitap içerisinden
Seni sevmek güzeldi
Bunca kalabalık kelime arasından
Kalbimin yalnız sana anlam olması güzeldi
içimde kaybolan çocukluğumu arıyorum
bu şehir beni büyütmedi,
sadece içimde bir şeyi eksiltti.
koştuğum sokakları hatırlıyorum,
içimdeki sen
Sessizliğin en derin yerinde
adın duruyor
kimse bilmiyor
insan olmak
Ölümlü bir sessizlik açıldı solyanımda
Bir an unuttum bu dünyada insan olmayı
Bir gölge sardı her köşeyi yalnız yanımda
Kırık umutlar kaldı ardımda, kalbim ağlamayı
Gecenin içinde kar yağar
ve o içimizi ısıtan çocukluk sevgisi
soba borusundan sızan bir dua gibi
tırmanır göğsümüze.
Avuçlarımda kırılan beyazlık,
Senden sonra kayboldum,
sanki ismim yavaş yavaş silindi dünyadan.
Kalabalıkların içinden geçtim
ama kimse bana değmedi
Konuşmalar oldu, sesler vardı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!