Ne çok inandım, tutulacak söz sandığım cümle kalabalıklarına...
Ne çok aldandım, halden anlar bildiğim insan sandıklarıma...
Ve ne çok üzüldüm, Allah biliyor ya şahittir kırıldıklarıma...
Dirhem dirhem tükenirken umutlarım, yarınlar iyileştirmeyecek yaralarımı...
En ücralarımdan kanıyor sızılar, üşüyorum...
Dağ olsa yıkılır, gök bilse yarılır; toprak gibi tüm kederi sırtımda taşıyorum...
Kaç kez daha yıkılırım bilmiyorum...
Yıkıldığım yerlerde gömdüm toprağa kimilerini.
Çoğuna yolum düşmedi bir daha,
Kimi hâlâ içimde kapanmayan yara.
Eksile eksile öğrendim hayatı desem yalan olur;
Ben hâlâ aynı acemiyim,
İnsanlara değil, merhametime yeniliyorum.
Bir zamanlar uğruna geceler eskittiğim yüzler,
Bugün yıldızlar kadar uzak.
Ne onları suçlayabiliyorum,
Ne kendimi affedebiliyorum.
Yine de içimde ölmemiş bir şeyler var.
Belki bir avuç umut, belki de vazgeçemediğim iyi niyetlerim..
Çünkü onca kırgınlığa rağmen kalbim hâlâ taş kesilmedi.
Ve galiba en ağır yük...
Bunca şeyden sonra bile içimde bir yerlerin hâlâ yalanlarına inanıyor oluşu...
Ben hâlâ öğrenemedim.
Hâlâ bir tebessümde samimiyet arıyorum...
Bir çift gözde sığınacak liman bulmaya çalışıyorum...
Ve her defasında biraz daha kanıyor yaralarım.
Büyüdüm mü? Evet.
Akıllandım mı? Hayır...
Ama biliyorum, bir gün bütün iyi niyetlerim bahçemde çiçekler açtıracak...
Ve o gün geldiğinde, en çok sustuğum yerler bile beni alkışlayacak.
Kayıt Tarihi : 6.06.2026 22:27:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!