Yarınları şömineye atarken,
Umuda söylemeyin gerçeği.
Okyanusta özgür sanıyor o kendini,
Bir balığın midesinde yüzerken..
Aşk,
Abartıldığı sanılan gerçek bir masaldı.
Sessizlik,
Yürekten gülüşleri çaldı.
Umutlanmak yasaktı,
Umutlanılmadı.
Kuklacının elindeydi kuklalarının ipi,
Hepsine adlar koyar,oynardı bildiği gibi.
Bir hevesle can verirdi tahtadan yonttuğuna,
Kırar, ezer, geçerdi, zevkini aldığında.
Onlara diller döker, sevdiğini söylerdi.
Gerçekte ne sevmeyi ne sevilmeyi bilirdi.
Çektiklerim içimde
Ahım kalsın seninle
Bu kırık kalp benimle
Sonsuza gider
Ölsem de gelmeye
Tırtılken,
Kozasından sıyrılmayı düşledi.
Uçarken,
Kozadaki günlerini özledi.
Oysa,
Pişmanlığa yetmeyecek kadar azdı süresi.
Bu sabah uyandığımda,
İstanbul'un yüzünden düşen bin parça!
Haksız yere sana ediyor sitem.
Çok beklemiş..
Bir hevesle beyazlarını giymiş,
Ama sen gelmemişsin.
Umudun saçlarına düşmüş beyazlar,
Çoktan beli bükülmüş hayallerimin,
Ayakta zor duruyor anılar.
Birini güldürsem,ikisi ağlar!
Canım sıkkın...
İçimde üç ihtiyar!
Beyaz,siyaha sevdasından;
Vazgeçmiş beyazlığından.
Siyahsa tüm renklere düşmanlığından;
Ödün vermemiş siyahlığından.
Her sevdanın ödenir bedeli sonradan..
Siyah,simsiyah şimdi..
Geçen perşembe yolum düştü Galata’ya,
Gayriihtiyari yürüdüm ilk sağ ikinci sola.
Başımı kaldırıp baktım beşinci kata;
Artık el sallanmayan o küçük cama,
Ve bir zamanlar sevgi taşan balkona.
Gördüm ki sardunyalar da gitmiş onunla…
Topladım iki yüreği,
Etmedi bir yürek.
Böldüm bir yüreği,
İçinde iki yürek.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!