Gençlik yıllarımdı. Baba parası ile açtığımız işyerinde, bir toptancı esnafı ile sohbet etmekteyiz.
Gençlik dedim ya, konuşmalar oldukça üst perdeden haliyle. Söze başlıyorum, "hasbelkader yetkim olsa" diyerek ve ekliyorum günün aktüeliyle ilgili projelerimi.
O zamanlar yanımda olan biraderim, hemen taşı koyuyor gediğine! "Allah da, bu millete acıdığından sana yetki vermemiş ya" diyor.
Birinci hatira bu gelelim buçuğuna;
Bu sefer işçi olarak çalıştığım atölyede, yukarıdaki hatırayı anlatıyorum. Aynı yerde çalıştığımız enişte bey soruyor; eee sonra? Hiiç diyorum. Enişte kızıyor hemen ve "Remzi, sen durup dururken bunu anlatmazdın" diyor.
Dostlarımızı da kızdırmayalım en iyisi, anlatalım meramımızı.
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta