Gençlik yıllarımdı. Baba parası ile açtığımız işyerinde, bir toptancı esnafı ile sohbet etmekteyiz.
Gençlik dedim ya, konuşmalar oldukça üst perdeden haliyle. Söze başlıyorum, "hasbelkader yetkim olsa" diyerek ve ekliyorum günün aktüeliyle ilgili projelerimi.
O zamanlar yanımda olan biraderim, hemen taşı koyuyor gediğine! "Allah da, bu millete acıdığından sana yetki vermemiş ya" diyor.
Birinci hatira bu gelelim buçuğuna;
Bu sefer işçi olarak çalıştığım atölyede, yukarıdaki hatırayı anlatıyorum. Aynı yerde çalıştığımız enişte bey soruyor; eee sonra? Hiiç diyorum. Enişte kızıyor hemen ve "Remzi, sen durup dururken bunu anlatmazdın" diyor.
Dostlarımızı da kızdırmayalım en iyisi, anlatalım meramımızı.
Sevgilim, bir günün ortası şimdi
Taşıtlar hızla gelip geçiyor, her yer kalabalık,
Ben seni düşünüyorum bir bodrum kahvesinde
Uzat bana uzat ellerini
İzinli askerler görüyorum, kırıtarak yürüyen işçi kızlar
İstanbul her günkü yaşantısı içinde, uğultulu,
Devamını Oku
Taşıtlar hızla gelip geçiyor, her yer kalabalık,
Ben seni düşünüyorum bir bodrum kahvesinde
Uzat bana uzat ellerini
İzinli askerler görüyorum, kırıtarak yürüyen işçi kızlar
İstanbul her günkü yaşantısı içinde, uğultulu,




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta