İlk gözyaşının toprakla dansıydı ve ilk ninnisiydi gökyüzünden ona söylenen
yağmur tanelerinin ezgisi.
Dalmıştı yine, kimbilir nerelerdeydi, hangi yüceltilerde. Dalmıştı kendisinin bile bilmediği yerlere.
Bağrışmalar ve binbir türlü haykırmalar içinde hiç birşeyi duymuyordu.
Ne yüreği ne de benliği, sadece ufka dalmıştı.
Güneşin toprakla dansını seyretmek ve Hiç ulaşamayacağı hayallerin peşinden öylece koşmaktı isteği.
Gökküşağının bir rengine sevdalanmak ve sadece maviyi koynuna alabilme tutkusu, gökyüzü misali saçlarına nakış dokumak.
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını