Bir zamanlar elimde, bir vatan idi tenin,
O narin ellerinle, can verirsin Mihriban.
Kurulur düğün dernek, şenlenir her bir yanın,
Sessizliğin bağrına, kan verirsin Mihriban.
Bakışın dünyam idi, ışık saçan bir güneş,
Şimdi uzak dehrimin, karanlık aynasısın.
Yanan bu kalbim için, bulunmaz başka bir eş,
Ömür boyu bitmeyen, gönlümün yasındasın.
Ayrılığa sabretmek, sevdaya dâhil imiş,
Hasretin rüzgârıyla, savrulmayı öğrendim.
Meğer acı dediğin, boyun eğmek değilmiş,
Seni sevdiğim her gün, kavrulmayı öğrendim.
Lakin kara toprakta, seni görmek bambaşka,
Çaresizlik ne imiş, o an vurdu yüzüme.
Dermanı yok bu derdin, küstüm hayata aşka,
Zifiri bir karanlık, çöktü yaşlı gözüme.
Ellerin karlı dağın, eteğinde bir çiçek,
Şimdi ise toprağın, soğuk bağrını tutar.
Bilirim bu dünyada, ölüm en yalın gerçek,
Zaman her bir nefesi, sessizce geri yutar.
Kalabalık içinde, yalnız kalmak ne demek,
Sen gidince anladım, ıssızlaştı her durak.
Boşuna mı verilmiş, onca mukaddes emek?
Vuslatımız mahşere, kaldı artık çok uzak.
Gözlerini hatırlar, dalar giderim öyle,
O bakışlar şimdi kim, hangi yurdu aydınlat?
Hadi dertli gönlümün, feryadını duy söyle,
Sensizlik ölümden de, inan ki katmerli kat.
Bir hikâye biterken, son cümlesi kalbimde,
Mühürlenmiş bir kilit, açılmaz asla daha.
Senin adın kazılı, hece hece dilimde,
Kavuşmak hayal oldu, çıkamayız sabaha.
Sevdanın en derini, en kuytu yerindeyim,
Yalnızlık hırkasını, kuşandım da beklerim.
Ateşten bir denizin, sönmez kederindeyim,
Gün geçtikçe çoğalır, bitmez hiç eksiklerim.
Garip Murat der ki aşk, kalbe düşen bir sızı,
Mihriban kara bağra, sarılan yâr imişsin.
Söndü artık göğsümün, en parlak o yıldızı,
Sen benim bu dünyada, son intizarimmişsin.
Kayıt Tarihi : 10.04.2026 16:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!