ne bir sitemin izi vardı, ne bir yarım kalmış cümlenin gölgesi.
Sadece sessizdi; saf, masum ve tertemiz.
Sonra bir el değdi, bir kalem çekildi o beyazlığa…
Ve her çizgide biraz soldu, her harfte biraz kirlendi.
Bir hikâye doğdu belki, ama aynı zamanda bir kayboluş başladı.
O andan sonra hiçbir şey ilk hâli gibi kalmadı;
ne kâğıt, ne kelime, ne de içimizdeki o saf his…
Çocukluk, o derin ırmak çağrısı
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Devamını Oku
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta