Bir zamanlar,
dünyada çok insan vardı sanıyordum.
Her sokak bir ses,
her kapı bir hikâye,
her yüz bir ihtimaldi.
Sonra yıllar geçti.
Kalabalık büyüdü,
ama insan azaldı.
Şimdi dönüp bakıyorum da;
Konuşacak ne kadar az yürek kalmış.
Söz çok.
Ses çok.
Cümle çok.
Ama insanın ruhuna değebilen kaç kişi var?
Bir elin parmaklarını bile doldurmuyor bazen.
Çünkü bazı insanlar konuşmaz;
sana içindeki karanlığı emanet eder.
Bazıları dinlemez;
senin sessizliğini duyar.
İşte onlar gidince,
bir şehir eksilmiyor insandan.
Bir dünya eksiliyor.
O zaman anlıyor insan:
Ayrılık, yalnızca bir vedanın adı değilmiş.
Bir tür küçük kıyametmiş.
Ölen sadece bir yakınlık olmuyormuş.
Birlikte gülünecek günler,
birlikte susulacak akşamlar,
birlikte yaşlanacak ihtimaller de gömülüyormuş.
Bu yüzden bazı ayrılıklar,
ölümden farklı değildir.
Hatta bazen daha ağırdır.
Çünkü ölüm kapıyı kapatır.
Ayrılık ise kapıyı açık bırakır.
İnsan yıllarca dönüp bakar.
Kimse gelmez.
Ve sen…
Bütün bunların ortasında duran sen…
Sana nasıl anlatılır bilmiyorum.
İnsan bazen sevdiğini sever.
Bazen de sevdiğinde kendini bulur.
Ama benimkisi başka bir şey.
Sanki içimde sana ayrılmış,
kimsenin bilmediği gizli bir ülke var.
Orada mevsimler senin adınla başlıyor.
Yağmurlar senin hatıranla yağıyor.
Kuşlar senin sessizliğini taşıyor.
Ben seni yalnız gözlerinle,
yalnız sesinle,
yalnız varlığınla sevmedim.
Ben seni,
sende gördüğüm bütün ihtimallerle,
sende saklı bütün hüzünlerle,
sana bile yabancı kalan taraflarınla sevdim.
Belki bu yüzden anlatamıyorum.
Çünkü bazı sevgiler söze sığmıyor.
Bazı duyguların dili yok.
Ve bazı insanlar vardır;
onları ne kadar sevdiğini,
onlar da asla tam olarak bilemez.
Şimdi anlıyorum:
İnsanın en büyük yalnızlığı,
sevecek kimse bulamaması değilmiş.
Kalbinin bütün ağırlığını koyduğu bir sevgiyi,
hiç kimsenin tam olarak anlayamayacağını bilmektirmiş.
Yine de şikâyet etmiyorum.
Çünkü bazı insanlar ömrümüze kalmak için değil,
kalbimizin sınırlarını öğretmek için gelir.
Ve sen…
Belki hiç bilmeyeceksin.
Ama ben seni,
senin kendini tanıdığından biraz daha fazla,
senin kendine merhamet ettiğinden biraz daha şefkatle,
ve senin hayal bile edemeyeceğin kadar derinden sevdim.
Samira SamiraninsiiriKayıt Tarihi : 16.06.2026 06:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!