Takvimden bir yaprak düştü derinden,
Yorgun bir gölgeyim, geçtim kendimden.
Kimseler duymadı sessiz gidişi,
Bir yaş daha aldım ömür serinden.
Gönlümde bir sızı, derine inmiş,
Yıllardır bu liman, sahipsiz dinmiş.
Yalnızlık dediğin o sağır boşluk,
Meğer yüreğime çoktan tünemiş.
Ne bir pasta kesildi, ne mumlar yandı,
Sadece mazide ismim anıldı.
Kendi ellerimle tuttum elimi,
Dünya sustu, zaman sanki utandı.
Aynada gördüğüm yabancı bir yüz,
Yaz geride kaldı, önümüz hep güz.
Kelimeler bile küsmüş dilime,
Geceye karıştı o dünkü gündüz.
Biraz daha ağır artık adımlarım,
Eskidi cebimde saklı yarınlarım.
Kimsesiz bir çocuk gibi bekledim,
Duyulmadı göğe çıkan ahlarım.
Gölgemden gayrısı yoldaş mı bana?
Daraldı ufkumda koca bir dünya.
Bir yaş daha ekledim tenhalığıma,
İçimde birikmiş dertli bir rüya.
Sitemim kadere değil zamana,
Savurdu ruhumu tozlu harmana.
Sessizce büyüdüm kendi içimde,
Muhtaç kalmadım hiç gayrı dermana.
Dostlar birer birer çekildi uçtan,
Yalnızlık örüldü en sağlam tunçtan.
Bu yeni yaşımın ilk hediyesi,
Vazgeçmek oldu bak her türlü suçtan.
Unuttum gülmeyi, unuttum yolu,
Gurbete uzandı hasretin kolu.
Bir yanım kimsesiz, bir yanım sürgün,
Dertle bağlamışım sağı ve solu.
Garip Murat der ki; yol biter bir gün,
Sessizlik hırkası giyilir her gün.
Bir yaş daha büyüdü mahzun bu gönül,
Yarına gebeyim, dünden de sürgün.
Kayıt Tarihi : 19.2.2026 14:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!