Bir Varmış Bir Yokmuş... Şiiri - Sait Ya ...

Sait Yalçın
İMKANSIZ AŞKLARIN YALNIZ OZANI....
165

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Bir Varmış Bir Yokmuş...

Bir varmış bir yokmuş diye başlardı çocukluğumdaki masallar,
Aradan geçen onca yıla rağmen,
Yine aynı dönemlerden geçiyorum.
İçimde tarifsiz bir sıkıntı var,
Kimseye anlatamadığım,
İçinden çıkamadığım olaylar, olaylar...
Bir varmış bir yokmuş dostlarım, arkadaşlarım, sevdiklerim...
İnsanların gerçek yüzlerini gördükçe,
İçinde bulunduğum dünyadan utanıyorum.
Nefret ediyorum herkesten, her şeyden...
Midemi bulandırıyor yaşadıklarım...
Asıl utanması gerekenler ise, gününü gün ediyor,
Bu iş benim canımı sıksa da,
Herkes menfaati kadar yaklaşıyor bana, hissediyorum...
Herkesin yüzünde sahte bir maske,
Kendi işleri olunca gelip,
Benim bir sıkıntım, sorunum olunca ortadan kayboluyorlar,
Tıpkı çocukluğumdaki masallar gibi...
Bir varmış bir yokmuş insanlar...

Yalanlar söylüyorlar, seni inandırıyorlar söyledikleri yalanlara,
Yüzleri bile kızarmıyor...
Senin ihtiyacın olduğunda kimse müsait olmuyor,
Onlar isteyince, sen iki elin kanda olsa da koşuyorsun oysa ki,
Sonra gerçekler çıkıyor gün yüzüne,
Bir tokat gibi çarpıyor suratına...
Verdiğin emeğe yanıyorsun...
Harcanan zamana...

Arkandan türlü türlü işler çeviriyorlar...
Verdikleri sözleri unutup, arkasında durmuyorlar...
İşleri düşünce şirin yüzlü, işi bitince asık suratlı, somurtkan oluyorlar...
Bu ikiyüzlülük midemi bulandırıyor...
Verdiğin değerin onda birini görememek!
Sevdiğin, hayat diye yaşıyorum zannettikleri bataklıktan kurtarmaya çalıştıklarının, gerçek yüzleri ile tanışıyorsun tesadüf eseri,
Sana kapalı duvarların, kapıların kimlere ardına kadar açık olduğunu görüyorsun...
Sana konulan yasakların, kimler için ve ne uğruna delindiğine şahit oluyorsun...
Yazdığın mesajı bile gördüğü halde saatlerce okuma zahmetinde bulunmayanlar, buna tenezzül dahi etmeyenler, başkaları ile sabahlara kadar telefon başında uykusuz kalabiliyor...
Bunu da biliyor, görüyor, hissediyorsun ya,
İşte film orada kopuyor!

Dedim ya bir varmış bir yokmuş insanlar...
Senin kaybetmemek için üstüne titrediklerinin, ellerin elinde oyuncak olduğunu üzülerek izliyorsun uzaktan uzağa...
Ve bunu yaşarken de o kadar memnunlar ki hallerinden!
Saçının teline zarar gelmesin, o mutlu olsun diye kendinden kısıp, onun mutluluğuna ömrünü, herşeyini adıyorsun,
Annesinden, babasından sana tercih ettiklerinden de çok üstüne düşüyorsun,
Enayi yerine koyup seni, ellerin koynunda soluğu alıyorlar...
Eminim senden bahsederken - tabi bahsediyorsa - de bir keriz var, ne istesem kabul ediyor diye bahsediyorlar arkandan..
Dünyanın yalan, insanların ikiyüzlü, kahpe, yalancı, vurdumduymaz, sahtekar olduğunu bir kez daha,
İliklerine kadar hissediyorsun...

Güzel günlerin, güzel ruhlu, samimi, dost canlısı, senin derdini kendi derdi bilen, "hadi" demeden ' buradayım" diye ses veren,vefakar, cefakar insanların,
Çocukluğunda duyduğun masallarda kaldığını anlıyorsun geç de olsa...
Bir varmış, bir yokmuş insanlar...

Kullanıyorlar aylarca, bir dediklerini iki etmiyorsun,
Seninle konuşmaya geldiklerinde dahi,
Mutlaka bir işleri, randevuları oluyor.
Sana ayırdıkları o çok kıymetli yarım saatlik zamanlar, bir kahve içimi bile fazla gelirken,
Başkaları için saatlerle ölçülemez hale geldiğinde anlıyorsun görmediğin değeri...
Yanlış zamanda yaşadığını düşünüyorsun,
Ya önce ya sonra yaşasaydım diyorsun bu hayatı...
Kendinle çatışıyorsun geceler boyu,
Uyku muyku umurunda olmuyor,
Sigara üstüne sigara yakıyorsun gecenin karanlığına karşı.
Çekiyorsun içine bir nefes, bir nefes daha,
Derken bakıyorsun paketler bitmiş, dert aynı dert...
Çözüm kümesi boş küme...
Özlü sözler arıyorsun, bulup paylaşıyorsun bir çok yerde,
Asıl görmesi gereken zaten bakmıyor hiç birine,
Başkalarından alıyorsun tepkileri,
Sorguluyor, neyin var? diyorlar...
Şuyum var diyemiyor, içine atıyorsun hepsini...

Şiirler yazıyorsun onlarca, şiir videoları çekiyorsun,
Yine adrese ulaşmıyor söylemek istediklerin...
Görse bile, her gün umarsızca ipe sapa gelmez şeylere sürekli kalp koyanlar,
Şiirlerine beğeni koymayı zûl görüyorlar kendilerine...
Yaşadığın hayata küfretmek istiyorsun,
İnançların engel oluyor ona da,
Kimsenin umrumda olmayan,
Seninse tek dayanağın olan inançlar...
Yine aynı kişiler, yine aynı sorular,
Yine aynı tepkiler...

Ellerini açıyor, Allah'a havale ediyorsun son çare,
Tüm sahtelikleri, tüm sahtekarlıkları...
Sonra başlarına bi iş geldiğinde,
Yine herkesten çok üzülen sen oluyorsun...
Aynı kısır döngü başlıyor yeniden,
O durumu atlatmaları için elinden gelenden fazlasını veriyorsun, atlatıyorlar,
Sonra birkaç gün geçmeden, yine zor anında yanında olmayanların kollarında alıyorlar soluğu...
Sana yine hüsran, sana yine hasret, sana yine haram geceler...
Rahmetli Kayahan Usta'nın da dediği gibi...
Yalanlar, yalanlar ve yine yalanlar...

Dedim ya; bir varmış, bir yokmuş insanlar?

🥀🌟Devam edecek...🌟🥀

25.11.2025 Samsun
Saat: 19:37


Sait Yalçın
Kayıt Tarihi : 25.11.2025 20:20:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!