Susmanın ibadet
Olduğu yerde
Ne çok
Konuşuyordu.
Arada bir, tek başına yaşayan
Hasta, yaşlı birini
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim




konuşanlara karşı
durgun bir su gibi
sustum
ve aktım
bayır aşağı...
deniz yakın
yol uzaktı...
toprağın bol olsun şair...
Dilim dilim eder beni dilim en tatlı dil en acı dil ne gelirse dilden geliyor ibadet de kabahat de dilimize sahip çıkarsak huzur buluruz saygılar
'Susmanın ibadet olduğu yerde nede çok konuşuyordu' Konuşmanın ibadet olduğu yerde ise susuyordu...
“Biz de gittik, önemli mi? Bizim de şiirlerimiz – Çevrildi. Batı dillerine. Bir batılı geçtiğim çizgilerden – Geçmedikçe – Ne kadar anlar beni – Sirklerde zebra. Eğlencelik arar gibi – Okuyacaksa beni – Kalsın istemem ondan gelecek – Hayır. Ben kendi yurttaşlarıma - Anlatamıyorsam derdimi – Kalsın - Kalsın daha iyi!'
Behçet Necatigil
Bu şiir ile ilgili 5 tane yorum bulunmakta