Dişimle, tırnağımla, elimle, avucumla, denizi baştan başa yaran Musa’nın asasıyla, yeryüzünü mürekkepsiz bırakacak bir yeminle yazıyorum seni, vaat edilmiş helvaya, bıldırcına, ekmeğe ve suya…
Sanık sandalyesindeyim, hükmü çoktan verilmiş yargısız bir infazın ortasında..
“Suçun var” dediler ve “geride bıraktığın tanık; kalbinin ilk halkasında, çepeçevre kuşandığın, çarmıhlara gerilecek büyük yeminler içmişsin kutsal kaseyle..
Bir havari, bir sahabe bırakılmış rehbersiz, hala kanı ellerinde..”
Hayır diyorum, hayır..
Her nefis, her nefes adına hayır…
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta