Hicran-ı as¸k Şiiri - Poyraz Can

Poyraz Can
75

ŞİİR


16

TAKİPÇİ

Hicran-ı as¸k


Suskunluğumun ardından yükselen her nağme,
sessizliğimin içindeki o eski sedâydı.

Kimi zaman geceye sığınırdım,
karanlığın kucağında unuturken zamanı,
kimi zaman seher vaktinin serinliğinde,
ümitleri sarar, mahzun hayalleri.

Bir şiir vardı eski zamanlardan kalma,
Mahcubiyetinin duvarına sığınmış,
bir anıt gibi dururdu içimde.
Kimi zaman dilruba, kimi zaman semahzen.
Gözlerin şavkında bir zindan vardı,
gönüllü hükümdâr idim bir asır kalmaya,
kimi zaman hicazkâr, kimi zaman buselik.

Ay ışığı altında titreyen bir yaprak misali,
kaderin en ince ipliğine tutunurdum.

Kimi zaman yağmurun ilk damlasında,
seni arar, kalbimin en derin kuyusunda,
kimi zaman rüzgârın esintisinde,
adını fısıldar, tubanın dalları.

Geçmiş anıların köprüsünde yürürken,
her adım bir veda, her nefes bir bekleyişti.

Kimi zaman gönlümde bir fırtına kopar,
kimi zaman ise durgun bir göl gibi sükûnet,
kimi zaman derin bir kedere bürünürüm,
kimi zaman sarhoş bir bahar sabahı gibi.

Sessizlikle örülen bu çemberin içinde,
ruhumu saran sonsuz bir hengâme vardı.

Kimi zaman gözlerin, bir hüzün gibi
çökerdi yüreğime.
kimi zaman ellerin, bir dua nazarıyla,
tutunurdu ruhuma.

Her düşüş, yeni bir doğuşun habercisiydi,
yitik aşkın külleri arasında yeşeren.

Kimi zaman rüyalarım, bir deniz feneri,
yolumu aydınlatır, kaybolmuş gemimde,
kimi zaman hasretin, bir sis bulutu,
sarardı dünyamı, içinde boğulurdum.

Yalnızlığın koynunda yankılanan adın,
eski zamanların hikâyesini fısıldardı.

Kimi zaman gözlerimde kaybolmuş bir tarih,
kimi zaman dudaklarımda bir yasemin kokusu,
kimi zaman kalbimde esen meltem,
kimi zaman dağların kucağında yalnızlık.

Hasretin rüzgârında savrulan bir yaprak,
kırık düşlerimle sarmaş dolaş.

Kimi zaman kalbim, bir yanardağ gibi
patlardı suskunluğumun altında,
kimi zaman dudaklarım,
suskun bir türküyle
yolunu gözlerdi, münzevî ve mahzun.

Gecenin koynunda, yıldızlar şahidim olurken,
her sancı, bir sonsuzluk şiiriydi bana.

Kimi zaman gecenin koynunda
gözyaşlarım, inci tanesi gibi düşerdi,
kimi zaman sabahın mavi örtüsünde,
umudu yeşertirdi kırık kalbim.

Duyulmayan feryadım, rüzgârla yarışırken,
kaybolan her söz, yeni bir ahenk olurdu.

Kimi zaman sessizliğin şehri olurdu bedenim,
duvarlarında yankılanan yalnızlık ezgileri,
kimi zaman ise rüzgârın nağmesinde,
seni anar, solgun bir güvercin gibi.

Hıçkırıkların arasında saklı kalan,
bir sevda masalıydı bu hüzün dolu.

Kimi zaman aşk, bir mihrap olurdu kalbimde,
dualardan süzülen alevle yanarken,
kimi zaman ayrılık, bir kervan yolu,
uzaklarda bitmeyen bir seher vakti.

Gözlerimde yanan bu kutsal ateş,
bir ömür boyu sönmeden yanmaya mahkûmdu.

Kimi zaman, her şeyi bırakıp giderdim,
bir yitik bülbül gibi semâda,
kimi zaman ise, burada,
mahcubiyetin duvarında,
eski zamanlardan kalma bir şiir gibi...

Poyraz Can
Kayıt Tarihi : 22.6.2025 17:26:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!