Mârifet; sahipliyi değil, sahipsizi korumak,
Yolun orta yerinde, çiçekleri ıslatmak.
Bahçendeki çiçeğin; sana vardır faydası,
Büyüklerim, ne demiş; ‘İş, kişinin aynası’...
Ağaçlar kurur orda, kimse düşmüyor derde,
Nerde çevre sevgisi, kalan bir- iki ser’de.
Bilsem gülmeyecekler, gülerse de gülsünler,
Taşıdığım sularla, nebatlar büyüsünler...
Benden önce dikenler, bugünü düşünmüşler,
İnsanlar; bu uğurda, çok emekler vermişler.
Ağaç dik, su dök, yaşat. Emirdir; bu, nasihat,
Ormansız, yurt olur mu? Atam, etti nasihat...
Herkes çocuğu için, bir ağaç diksin dedik,
Korunduk; kor güneşten, altında yemek yedik.
Sev ki; Vatan yeşersin, olmasın; kumlu bir çöl!
Ağaç seven insanın; içinde, en büyük göl...
Yüzdürür kayıkları; o gönül deresinde,
Kıyı’da çam ormanı, dağların tepesi de.
Bu yazdığım şiiri, bir kova su yazdırır,
Benim emânet olan, toprağıma sızdırır! ..
Adı, yine; Boztepe, gözlerim onda kaldı,
Yemyeşil ormanıyla; Trabzon, nefes aldı.
Bir tek çam ağacının, verdiği oksijenle;
Kırk insan nefes aldı, Anlayanlar; inandı.
Kadir, yaşadı- yazdı. Dokumak; sana kaldı!
Kayıt Tarihi : 20.6.2006 18:11:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!