Gün güneşe gebe ise, vedâ eder ay geceye
Mehtap toplar yıldızları, göğe hüzün eker gider.
Umut esirse yeise, kasvet çöker her heceye
Solar kalemin izleri; boyun büker, çeker gider.
Tefekkürü bilen kişi, her çileden bir haz alır
Güzel fikir kazanından, cahil olanlar az alır
Ahmak, "felekten gün çalar", bilmez ömür hep azalır
Dünya denen bu zindandan ziyân ile çıkar gider.
Kimi, kendinden emindir; "hile yoktur! " taatında
Sorsan, kalbi pir-ü pakdır, makbul kuldur Hakk katında...
Oysa tövbe iz bırakmaz kibir kokan lügatında
Düşer inkâr çukuruna, ahretini yakar gider.
Ehl-i ilim beşer için bir kitaptır şu kâinat
Ki, her bir cüz, bir şaheser; sanat içinde bir sanat
Kimi, kaçar imtihandan; "okumam" der, eder inat
Ârife ibrettir âlem; münkir, bön bön bakar gider.
Gönül dostu kelâmını, düşünerek, tartar söyler
Hata, günah sansa dahi bir yanını örter söyler
Hodbin, fırsat araştırır, imâ ile, dürter söyler
Arsız, gönül sarayını, kem söz ile yıkar gider.
Serveti sevgi olanın, tebessümü yüzündedir
O’da Yunus, Mevlanâ der; Resûl’ünün izindedir
Kimi, bundan bîzâr olur, emâresi sözündedir
Dostun Hakk'ka dâvetine, dudağını büker gider.
Kayıt Tarihi : 8.11.2013 23:28:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!