"acının başkenti...Paul Eluard"
zaman geçiyor işte
bir kış akşamını arar gibi eskilerden
seni düşünmek
kalbine dokunmaktı suyun
yaranın kabuğunu soymak
ve neşteri tam üstüne bırakmak susmanın
sevgilim
o gün geldiğinde hani
beni dağlara gömmelisin
bir çiçeğin gölgesine
mavisine denizlerin
Bir kaza sonrası zamanı geçmeye çalışıyorum.
Şiirle kalın.
sabah erken Ahir dağı dumanlı
severim dağları bir alıcı kuş
uyudu uyandı bir uzun hava
yüreğimde açan acı kırağı
kıl çadırda mavi gözlü çocuklar
kar yolları kapadığında
bir köy evinde
sessiz harflerle bak yüzüme
koluma gir
sonsuz bir duayla uyuyayım seni
rüzgarla ve denizle
otururdu yalnızlığın kıyısına
hep o güz rengi nehir
salınırken çocukluğun söğüt dalları
çamurdan kuşların neden uçmadığını
sorardı ağaçlara balta değmeden
İbrahim'in kırdığı putları da
gün gelir
koptuğu dalı unutur yaprak
rüzgar unutur öptüğü teni
zaman sevdayı unutur
bizi anlar şiir
bizi anlar uzaklıklar
belki bitti sabahına uyandığımız saatler
avluda çocuk sesleri bitti
elleri toprak kokan o insanlar
rengarenk kilimleri masalların
esmerliği de bitti yüreklerimizin
bomboş trenler geçiyor şimdi istasyonları




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!