Bir Fincan Acı Şiiri - Mustafa Alp

Mustafa Alp
360

ŞİİR


5

TAKİPÇİ

Bir Fincan Acı

zamansız gelen misafirin hüznü çöktü kapıya,
bir akşamın küskünlüğü sindi eski yapıya.
saat sustu, takvim yandı solgun bir yaprağa,
içilen kahve acıya döndü ağır ağır dudağa.

perdeler titrek bir sır gibi indi odaya,
gölgeler konuştu sessiz, yaslandı aynaya.
bir fincanın dibinde saklı kırık hatıra,
duman duman yükseldi de dağıldı hatıra.

çatladı duvarların suskun, nemli yüzü,
gece örttü üstümüze siyah, kadife hüzü.
kapı aralık kaldı, rüzgar girdi içeri,
üşüdü kalbim ansızın, aradı bir siper yeri.

ne bir selamın vardı, ne de veda sözün,
yorgun bir yıldız gibi sönüktü iki gözün.
zamansız bir adımın yankılandı koridorda,
kırıldı camdan umut, dağıldı dört bir yanda.

kahvenin telvesinde yazılı kader gibi,
beklenmedik bir sızı düştü göğsüme eğri.
bir yudumda saklıydı ayrılığın tadı,
dudaklarımda kuruyan yarım kalmış adı.

masanın üstünde kaldı yarım cümleler,
savruldu harflerim, sustu heceler.
bir akşamın omzunda ağladı yalnızlık,
çöktü içime ince, derin bir ıssızlık.

zamansız gelen misafir, bilmez miydin halimi?
bir yangın yaktın da kül ettin istikbalimi.
gözlerimde biriken o kırık ışıklar,
söndü, geceye karıştı tüm sıcaklıklar.

yine de kapım açık kalır bir gün belki,
hüzün yerine umut gelir sessizce, sel gibi.
kahve yine demlenir, dumanı göğe varır,
acı değil bu kez, kalbime şifa sarar.

ama bu gece ağırdır, suskundur şehir,
ay bile perde arkasında titrer, fakir.
zamansız gelen misafirin gölgesi kaldı,
bir fincan kahvede ömrüm eksildi, azaldı.

Mustafa Alp
Kayıt Tarihi : 28.2.2026 15:26:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!