Bir Etkinlik Günü ve Yaşananlar
Yeni bir gün başlıyordu. Hülya erkenden kalkmış, evi toparlayarak işine gitmişti; bugün heyecanlıydı. Öğlene kadar iş yerinde durup daha sonra dükkânını kapatarak evine geçti. Günlerden cuma olduğu için eşi eve erken gelmişti. Hülya sofrayı hazırlarken çayını da demlemişti.
Fakat eşinin rızası yoktu, yine paranoiyaları üzerindeydi. Bir sürü beddua edip hakkını da haram ederek cumaya çekip gitti. “Acaba kıldığı namaz kabul olmuş muydu?”
Hülya kararlıydı. Zaten eşi bunu alışkanlık hâline getirmişti; Hülya’nın edebi çalışmalarına izin vermiyor, mutluluğu ailesinde aramasını söyleyip duruyordu. Hülya yıllarca dil dökmesine rağmen derdini anlatamıyordu, çünkü anlamak istemiyorlardı.
Çarşıya Doğru ve Hesapta Olmayan Yağmur
Bugün aksilikler üst üste gelmişti. Hülya iki minibüsü kaçırmış, ancak üçüncü minibüse binerek çarşıya gidebilmişti. Fakat merkeze giden minibüslerin durağı değişmişti. Hülya, taksi durağına sorarak minibüs durağının yerini öğrendi ve yürüyerek oraya ulaştı. Hareket etmeleri bir saati bulmuştu. Merkeze yaklaşınca başkanı arayarak gelmek üzere olduğunu bildirdi.
Başkan ve kızıyla buluşup etkinliğin yapılacağı yere birlikte gittiler. Yoldayken öyle bir yağmur bastırdı ki şehri âdeta sel götürüyordu. Hülya başkana, “Bu havada kimse gelmez herhalde,” derken başkan da yağmur dinince geleceklerini söylüyordu. Başkanın dediği gibi de oldu. Sanatseverler saat 19.30’a doğru gelmiş olsalar da Hülya da dâhil iki şair ve iki yazarın imza günü, hesapta olmayan bu yağmur yüzünden yapılamadı.
İLESAM Başkanı, İLESAM Kadın Komitesi Başkanı İlter Hanım ve pek çok misafir gelmişti. Hülya, İLESAM Başkanı’nın yanına giderek “Hoş geldiniz” dedi; hem tanıştılar hem de kısa bir sohbet ettiler. Birkaç aksaklık dışında şölen çok güzel geçiyordu.
Sahne Heyecanı ve İmdada Yetişen Telefon
Başkan, Hülya’dan bir şiir okumasını rica edince Hülya, “Hiç hazırlığım yok ama bir bakarız,” dedi. Çantasından kâğıt kalem çıkarıp bir şiirini yazmaya başladı fakat ezberindeki şiiri bir anda unutuverdi. Neyse ki imdadına telefonu yetişti. Hülya, telefonuna daha önce birkaç şiirini sesli olarak kaydettiği için oradan dinleyerek kâğıda aktardı.
Akşam yemeğine Hülya’nın eşi de yetişmişti, işten çıkınca gelmişti. Hülya, öğle saatlerindeki o adamdan eser göremiyordu; eşi de Hülya da mutluydu. Etkinlik eşinin de hoşuna gitmişti.
Masada GOP’tan (Gaziosmanpaşa Üniversitesi) bir profesör ve eşi vardı. Tabii birbirlerini tanımadıkları için başlangıçta sohbette çekinseler de çaylar gelip Hülya’nın eşi ikramda bulununca aralarında bir yakınlaşma oldu. Meğerse Profesör Erzurumlu, eşi ise Tokatlıymış; Hülyalarda ise durum tam tersiydi. Bu tesadüfe gülümsediler. Hülya’nın eşi, masadaki biyoloji profesörüne Şinasi’den ve Hülya’nın şiirlerinden bahsedince hoca:
“Eşinizi Şinasi’yle kıyaslayamazsınız. Siz şiirlerini beğenmeyebilirsiniz ama takdir okuyanlarındır. Ben eşinizin şiirini beğendim,” dedi.
Bu arada Sivas’tan gelen yazar Fatma Hanım ile tanışıp uzunca bir süre sohbet ettiler, kadınların yaşadığı sıkıntıları konuştular. Fatma Hanım’ın eşi de yazardı.
Unutulmaz Bir Akşamın Sonu
Hülya’nın eşi şiir kâğıdını görünce “Kaldır çantana, çıkma sahneye” diyerek kaş göz işaretleri yapıyordu. Oysa Hülya’nın şiir okuyacağı henüz belli bile değildi! Derken ismi anons edilince sahneye çıktı, iyi akşamlar dileyerek şiirini okudu. Teşekkür edip yerine geçtiğinde heyecandan elleri titriyordu. Hemen bir çayla birlikte sigarasını yakıp sakinleşmeye çalıştı. Hülya normalde erkeklerin yanında sigara içmezdi ama sürekli dışarı da çıkamayacağı için mecburen oturduğu yerde içti. Yine de heyecandan o günkü çaydan ve sigaradan pek bir şey anlamamıştı. :)
Hülya bu günü aylardır bekliyordu. Nezih bir ortamda, etkinlik çok güzel geçmişti. Program sonrasında Hülya, eşini İLESAM Başkanı ile tanıştırdı. Eşinin nereden aklına geldiyse:
“Radyo programınız başlayınca kimseye randevu vermiyor, sizi dinliyoruz,”
deyince hep birlikte bir kahkaha patlattılar. Başkan ise, “Eşinizin şiirleri güzel, destek olun,” diyerek karşılık verdi. İyi yolculuklar dileyip teşekkür ederek ayrıldılar ve evlerine döndüler.
4 Haziran 2010 Cuma
Kayıt Tarihi : 30.07.2026 09:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Dün bir sitede gördüm, ben de unutmuşum bu anımı yazdığımı




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!